Home » cihangir » Recent Articles:

kahve koktu

April 17, 2014 ŞEHİR No Comments

foto?raf 1

Sabah kahvemi içmeden olmaz. Muhabbete oturduk bir latte demeden olmaz. Akşam yemeğin üzerine bastırsın diye espresso istemeden olmaz. Kahve bağımlısı demiyelim de, tutkunuyum. Bu yüzden İstanbul’da son zamanlarda hareketlenen çekirdeğimi, kendi modifiye ettiğim makinada öğüttüm kültürünün hastasıyım. Bendensen, gel, iki mekanla tanıştırayım seni.

foto?raf 1-2

Muse İstanbul bilgisayarını aç-çalış, kitabını oku-çiz, takıl, içerisindeki galeride süreli sergileri gör, ilham al, üç beş de esaslı insanla tanış, birkaç da hediye bak, hatta denizde saltanatını süremediğin teknelerin güvertesine gel de çık mekanı. Bu beraberliğin içine bir de Petra’nın soğuk mırra kahvesini, … Continue Reading

Arkadaşım Beyoğlu

April 11, 2013 ŞEHİR No Comments

Bu yazı İstanbulLife, Nisan sayısı için yazılmıştır…

Beyoğlu’nda doğdum. Beyoğlu’nda büyüdüm. Canım sıkılıp da kafamı dağıtmak istediğim günlerde hala Tünel’den çıkar Galatasaray’a yürür, bazen bir kahvede oturup gelen geçen hakkında hikayeler yazarım. Hep şöyle başlar…İki güne kalmaz işini bırakacak Osman; okulu asıp dünyaya küsen, birbirlerinin gözünün içine bakan Emre ve Leyla; beden öğretmeni Filiz. Hayal gücünü güçlendirme egzersizi ismini taktığım bu dakikalar, dışarıda devinmekte olan dünyadan kopma, çocukluğumun naifliğine dönme anları olur. Bir bakmışım gülümsüyor, başka arzumu soran garsona  “ne güzel bir gün” diyorum. Ara Kahve’deyim.

Dedim ya Beyoğlu’nda büyüdüm. 90’larda bu ülkede ergenliğini yaşamış herkes gibi Gizli Bahçe’nin balkonunda dans ettim; Robinson Crusoe’nin rafları arasında alamayacağım kitaplara baktım; Çiçek Pazarı’nda ilk büyük aşkımın en büyük hüsramına dönüşmesine seyirci kaldım; annemin hırsızlara dikkat uyarılarına aldırmadan Tünel’in metruk sokaklarında gezindim, Gramofon’da platonik aşkımla okul çıkışı randevusuna gittim. Gitanes, Gitar ve Veli barlarında bir arkadaşa bakmaya diye girip çok başka arkadaş edindim; Doğan Apartmanı’nın çatısından İstanbul’u izledim, kiraların harçlığıma denk geldiği yıllarında; forması İtalyan Lisesi’ne ait olduğunu gösteren o çocuğu görebilmek için caddeyi boydan boya dört kez yürüdüm. Zencefil’de makarna yedim; biranın 3 TL olduğu Arsen Lüpen tipinde barlara girdim; Mor ve Ötesi konserine yaş sınırı var diye almadıklarında anneme yalvardım ki beni götürsün; Captain Hook’ta Athena dinledim; sayısız kere tacize uğradım ama çantamı koltuğumun altına tıkıp da endişeye boğulmadım; Emek Sineması’nda film gösterilerine girmek için okulu astım. Caz Festivali’nde rehberlik yaptım ki konserlere bedava girebileyim. İnci Pastahanesi’nde profiterol yedim; Roxy’de Wax Poetics dinledim; Fransız Kültür’ün kütüphanesinden aldığım kitapları avlusunda okudum. Sahte formayla Alman Lisesi’ndeki derslere girdim, Galatasaray Üniversitesi’ndeki MFÖ ve Kumdan Kaleler konserlerini asla kaçırmadım, Fanfin isimli bir fanzin (elde yapma, fotokopiyle çoğaltma dergi) çıkardım. Aslıhan Pasajı’nda posterler aradım, Babylon’un bile olmadığı yıllardan Asmalı Mescit yakinim olur. Beyoğlu’nda büyümek, başıma gelebilecek en güzel şeydi.

İşte o yüzden bu ilk yazıma, arkadaşım, dostum, kardo’m Beyoğlu’na selam durarak başlıyorum. Kim ne derse desin, değiştiğini söylesin, hala (iyi ki) varsın

Beyoğlu’nda Pazartesi

Eskiden “saat 19:00, duyduğunuz kepeğin sesini dükkanlar kapandı” alarmıyla ıssızlaşan Karaköy’deyim. Bej Kahvesi’nde buzlu rozeye oturmuş insanlar, anlamadığım bir moda olduğu için es geçmişim ortamı. Unter’e gidiyor benim ayaklarım. Narlı kaburga yiyip, kapısının önünde kitap okuyacağım. Bu aralar çantamda Şehir ve Yemek dolaşıyor. Doğan Hızlan, Aslı Perker, Tiffany Murray gibi pek çok isim, kokular, … Continue Reading

Yapılacak listesi

September 2, 2010 ŞEHİR 1 Comment

Sanat. Bakılacak
Eylül geldi sergiler birikti. Kısa bir liste ilgilenene. Ben bu hafta içinde olmazsa ay sonuna kadar hepsini gezeceğim: Pina Bausch @ Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi, 3 Eylül’den itibaren; Mizaç @ Casa Dell’ Arte, şimdilerde; Michel Comte -Women @ Elipsis Gallery (bu taa 21 Eylül’de başlıyor ama ajandaya alın); Paslı Son @ İstanbul Modern Otoparkı; … Continue Reading

Pazartesi notları (istanbul. yine)

August 16, 2010 ŞEHİR No Comments

Çok sıcak. Artık bunu defalarca söylemenin, günde sekizi bulan sıcak duşların, tansiyonları çıkan ve düşen insanların bir önemi kalmadı. Gündelik şeyler. Üzerine bir de sekiz buçukta açılan iftar eklenince sokaklar, trafik, sinirler boş.

Cihangir’de yeniden inşa edilen Mutfak‘ın köftelerinden yiyip, duvarlardaki Efe Babacan sergisine bakmaya gittim (düğün değil, başka işler). Öğlenleri tabldot yapacaklar, mahallede yaşayanlara haberi veriririm. … Continue Reading

rakı. tek. buzlu.

July 21, 2010 ŞEHİR 6 Comments

Deniz geldi. Bir günlüğüne. İş koşturması bitince, yemeğe gittik. Sıkışmış zamanlarda birbirine doyan arkadaşlar, özleme duygusu, bir duble de rakı. Aman fazlası zarar. Hele hafta ortası.

Cihangir Demeti Meyhane‘deyiz. Birilerinden çok övgü duyup da gidememiş, toplaşma durumunu da bahane edip o muazzam binanın birinci katındaki kapısından içeri girmiş, her biri farklı kadehlerle … Continue Reading

Pizza dersem Kort!

June 10, 2010 pizza No Comments

Ben pek İstanbul’un en iyisi, Avrupa yakası prensesi, Nişantaşı gülü gibi talihsiz açıklamalar yapmam. Ama bu sefer söyleyeceklerimin arkasında durucam. Çarşamba. Saat 20:00. Hazer hadi gel bir pizzacı deniyicez dedi. Mırın kırın, of belki, bilmem sanırım ikilemlerinden sonra vardım ben Kort Pizza‘ya. … Continue Reading

Pazartesi notları (genel)

April 26, 2010 ŞEHİR No Comments

Minimüzikhol perşembe birde kapanınca, eğlenceyi Corridor‘a kaydırdık. Özlemişim. The Cure, doksanlar, rock havaları. Elde cin tonik, merdivende sigara. Geceden başlayan 23 Nisan kutlamaları.

Ece yolladı, Takıldım. Vaya Con Dios – Je l’Aime Je l’Aime. Onsekizinci tekrarında annemden tepki: Yeter!

Bu haftasonu İstanbul’da neler oldu kaçırdım. Beni özlemiştir belki Cihangir sokakları. … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

April 2017
M T W T F S S
« Dec    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]