Home » kiki » Recent Articles:

Arkadaşım Beyoğlu

April 11, 2013 ŞEHİR No Comments

Bu yazı İstanbulLife, Nisan sayısı için yazılmıştır…

Beyoğlu’nda doğdum. Beyoğlu’nda büyüdüm. Canım sıkılıp da kafamı dağıtmak istediğim günlerde hala Tünel’den çıkar Galatasaray’a yürür, bazen bir kahvede oturup gelen geçen hakkında hikayeler yazarım. Hep şöyle başlar…İki güne kalmaz işini bırakacak Osman; okulu asıp dünyaya küsen, birbirlerinin gözünün içine bakan Emre ve Leyla; beden öğretmeni Filiz. Hayal gücünü güçlendirme egzersizi ismini taktığım bu dakikalar, dışarıda devinmekte olan dünyadan kopma, çocukluğumun naifliğine dönme anları olur. Bir bakmışım gülümsüyor, başka arzumu soran garsona  “ne güzel bir gün” diyorum. Ara Kahve’deyim.

Dedim ya Beyoğlu’nda büyüdüm. 90’larda bu ülkede ergenliğini yaşamış herkes gibi Gizli Bahçe’nin balkonunda dans ettim; Robinson Crusoe’nin rafları arasında alamayacağım kitaplara baktım; Çiçek Pazarı’nda ilk büyük aşkımın en büyük hüsramına dönüşmesine seyirci kaldım; annemin hırsızlara dikkat uyarılarına aldırmadan Tünel’in metruk sokaklarında gezindim, Gramofon’da platonik aşkımla okul çıkışı randevusuna gittim. Gitanes, Gitar ve Veli barlarında bir arkadaşa bakmaya diye girip çok başka arkadaş edindim; Doğan Apartmanı’nın çatısından İstanbul’u izledim, kiraların harçlığıma denk geldiği yıllarında; forması İtalyan Lisesi’ne ait olduğunu gösteren o çocuğu görebilmek için caddeyi boydan boya dört kez yürüdüm. Zencefil’de makarna yedim; biranın 3 TL olduğu Arsen Lüpen tipinde barlara girdim; Mor ve Ötesi konserine yaş sınırı var diye almadıklarında anneme yalvardım ki beni götürsün; Captain Hook’ta Athena dinledim; sayısız kere tacize uğradım ama çantamı koltuğumun altına tıkıp da endişeye boğulmadım; Emek Sineması’nda film gösterilerine girmek için okulu astım. Caz Festivali’nde rehberlik yaptım ki konserlere bedava girebileyim. İnci Pastahanesi’nde profiterol yedim; Roxy’de Wax Poetics dinledim; Fransız Kültür’ün kütüphanesinden aldığım kitapları avlusunda okudum. Sahte formayla Alman Lisesi’ndeki derslere girdim, Galatasaray Üniversitesi’ndeki MFÖ ve Kumdan Kaleler konserlerini asla kaçırmadım, Fanfin isimli bir fanzin (elde yapma, fotokopiyle çoğaltma dergi) çıkardım. Aslıhan Pasajı’nda posterler aradım, Babylon’un bile olmadığı yıllardan Asmalı Mescit yakinim olur. Beyoğlu’nda büyümek, başıma gelebilecek en güzel şeydi.

İşte o yüzden bu ilk yazıma, arkadaşım, dostum, kardo’m Beyoğlu’na selam durarak başlıyorum. Kim ne derse desin, değiştiğini söylesin, hala (iyi ki) varsın

Beyoğlu’nda Pazartesi

Eskiden “saat 19:00, duyduğunuz kepeğin sesini dükkanlar kapandı” alarmıyla ıssızlaşan Karaköy’deyim. Bej Kahvesi’nde buzlu rozeye oturmuş insanlar, anlamadığım bir moda olduğu için es geçmişim ortamı. Unter’e gidiyor benim ayaklarım. Narlı kaburga yiyip, kapısının önünde kitap okuyacağım. Bu aralar çantamda Şehir ve Yemek dolaşıyor. Doğan Hızlan, Aslı Perker, Tiffany Murray gibi pek çok isim, kokular, … Continue Reading

Yapılacak listesi

October 5, 2010 ŞEHİR No Comments

+ Adresİstanbul’a gidilecek, Paşabahçe’nin, buraya özel tasarımlarından edinilecek; Ha bi de Dank. Tabii ki.

+ Konserler, dinlenecek:  Bugün Art Brut @ Babylon, Efes Pilsen Blues @ Kayseri; 6 Ekim Çarşamba Sarp Maden @ İTÜ Maçka; 7 Ekim Perşembe; DDR & Ricochet @ Bronx Pi Sahne, Coldhearted Son @ Dogztar; 8 Ekim Cuma Hindi Zahra @ Ghetto, Selen Beytek Live @ Nardis; 9 Ekim Cumartesi The Notwist @ SalonİKSV.

+ Kumbaracı 50 keşfedilecek. Tiyatro, dans, performans konularına meraklıysanız. … Continue Reading

Müziği takip et!

June 5, 2010 ŞEHİR 3 Comments

Dün gece muazzam(x100) bir partiye gittim. Karaköy’de, önünden bin kere geçip bir kere kafamı çevirip de bakmadığım otoparkta. Ortada beyaz Vespa’lar salınıyordu. Almak istedim, Nike’ın pixel’den yapma ayakkabıları gerçek olsaydı dedim. Müziğe hasta oldum, Commodore 64 sergisine, Nintendo’nun ilk hallerine, zencefilli Absolut’e, sanki Brooklyn’e gelmişim duygusuna, dansın dibini görmeye, bayıldım. Ben daha anlata anlata bitiremem ama gece Cihangir Çağdaş’tan alma kıymalı börekle bittiğinde uzun zamandır kaybettiğim “hadi, daha” duygusunda yayıldım. Bugün havuza gidip tüm toksinlerden arındıktan sonra, evdeyim. Belki sen gidersin diye elbette programları buldum.

Murat Germen Yol Serisi Fotoğrafları @ İstanbul Modern
Meriç Kara: “A Domestic Schizophrenic Project” @ Soda
Bora Başkan: Kamu @ Oda
Starter @ Arter
Cengiz Çekil Konferansı @ W Studios (Şair Nedim Cad. No:20 Akaretler ), 14:00
Painting Workshops @ Alanİstanbul, 16:00
Havana Club Party @ FOL Cihangir, 17:30 … Continue Reading

Merhaba dünyalı ben post’um

May 11, 2010 İLİŞKİ 2 Comments

Sen hissiz kalmak nedir bilir misin? Karşımda bir kıza yanaşsan da bakmamak, telefonlarını açmak için içeri odadan koşmamak, hatta aradığın anlaşılsın diye tonunu “Time is Now” yapmak.

O kanepede başkasıyla oturmak, kilo almak, spora daha az gitmek, gece eve erkenden dönmek, … Continue Reading

Sizin oylar yandan çarklı!

April 11, 2010 ŞEHİR No Comments

Kahvemi doldurdum şimdi, bol sütlü. İki tane içince midemde fenalık hissi yaratıyor. Bunun yarı nedeni akşamdan kalma halim (Huscue Rescue & David Guetta & Minihol & Kiki dolaştık yine) diğeri de spora yeni yeni adapte olan bedenim olabilir (bütün kötü alışkanlıklara saldırıya geçtim). Emin değilim, düşünmedim. Boşver kontenjanından Pazar’a gireceğim.

Asıl konumuz şu: Blog Ödülleri oylamaları başladı. Ben de Kültür Sanat kategorisinden olaya dahilim. … Continue Reading

Tersine dünya

February 26, 2010 İLİŞKİ 1 Comment

Kapı, sandalye, palto tutmak 1930’lu yıllarda kalmış alışkanlıklar. Ama kadın erkek ilişkilerinde bütün dengeler mi değişir ya? Başım(ız)a gelenleri hiçbir abartı, yalan payı, fazlalık bırakmadan, en basit haliyle anlatmaya çalışayım.

Sokakta
Ağaç oldum. 22 dakika, kırk altı saniyedir. Nerdesin telefonlarımın hepsinin cevabı aynı. Yolda. Sonuncusunda yolun neresinde diye soruyorum. Vapurdan yeni inmiş. Pes. … Continue Reading

02:00’den sonra iyi bişiy olur mu?

February 12, 2010 ŞEHİR No Comments

Özet: Bundan sonra Perşembe akşamları lütfen dışarı çıkılmayacak, battaniye altı, çekirdek, ıhlamur, sahlep ritüelleri takip edilecek. Gerekirse Aşk-ı Memnu TV’ye teşrif edecek. Dün yine bizi şeytan dürttü, Otto Sofyalı’ya gittik. Dolu. Gereğinden fazla, 12:30’da herkes kapının önüne sığışmış sigarasını tüttürmekte. Ama bir tanıdık gördünüz mü derseniz, yok. … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

June 2017
M T W T F S S
« Dec    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]