Home » Londra » Recent Articles:

#Junk(y)

February 26, 2014 ŞEHİR 2 Comments

fotoğraf 5

Karaköy’e Junk geldi. Londra’dan. Ciddiyim. Mekanın sahibi Aslı uzun yıllar Londra’da yaşayıp şehre dönünce elbette oranın ruhunu da Karaköy’e taşımış. Havanın güneşli olduğu günlerde kanepeleri kapı önüne çıkarıyor. Bir de çay yapıyor. Columbia Flower Market’te miyim, İstanbul’un ortasında mı belli değil.

fotoğraf 3

İçerisi pek sevdiğim tipte bir vintage mobilya dükkanı. Daktilosundan, kutusuna, bavulundan kanepesine her türlü ıvır-zıvır var. Pek yakında Aslı’yla tura çıkıp malzemeleri nasıl topluyor ona bakacağım. O zamana kadar açıldığını, evi güzelleştirmek için ne lazımsa Junk’ta bulabileceğini haber vermekle yetiniyorum. … Continue Reading

Londra sokaklarını boyayanlar

Untitled

Cut Up Collective

“ Halkı pasif, sessiz tüketici olmaktan kurtarıp, yaşadıkları çevrenin aktif kullanıcılarına dönüştürmek gerek.”

Kendilerine bayılıyorum, diyerek yazıya giriyorum. Billboard’larda ve duvarlarda gördüğümüz posterleri alıp, parçalara ayırıyor, kolaj tekniğiyle yeni bir fotoğraf ortaya çıkarıyorlar. Toplumun sürekli tüketim içinde olan gerçekliğine karşı anarşist bir duruş. 2009’de Londra Seventeen Gallery’de sergilenen videolarını mutlaka bulup izle. Televizyon reklamlarını kare kare böldükten sonra yeni bir filmle karşına çıkıyorlar.

… Continue Reading

Bavulumun mendireği: Ren

August 2, 2013 ŞEHİR No Comments

Ruhum 25’li yaşlarımdan bir gün fazla hissetmiyor. Haftanın dört günü gece, yedi günü gündüz sokaklarda; ya eğlenmenin, ya merakın peşinde dolanıyor.

Bacaklarım. İyi durumda. Günde 20 km yürüsem bana mısın demiyor. Belde, kalçada, bileklerde hiçbir sorun yok.

Beynim, arada bir, uzun toplantılar sonrasında, akşam rakı üstü cin-tonik üstü viski içmek gibi bir aptallık yapmışsam, ve bahar ayının o ilk gribinde zonkluyor. Ağrı kesici alıyorum. Artık eskiden yaptığım gibi bol bol su içmek de işe yaramıyor.

Göbek? Pilates’le coştuğum dönemlerde sıkı, diri ve dümdüz; “bu aralar hiç spora gidemedim, işler çok” bahaneleri süregeldiğinde kendini salmış durumda. Popo ve kollar da onu takip etmekte gecikmiyor.

Saçlar? Henüz bakımdan bakıma kuaför yüzü görüyor, ufak tefek çıkan beyazları kesmek yoluyla bünyeden atıyoruz.

Totale baktığında: 32 yaşındaki mizacım, 27-28 ortalamasında idare ediyor. Ediyor da, kimse, benim gibi dudaklar etrafında gelişmeye başlayan kırışıkları; alnın ortasında, kaşlarımı sürekli hayata çatmaktan gelen çizgiyi; ellerin yaşlanma belirtilerini; bacaklardaki kurumayı; gözlerin altını her uyuyamadığım gecenin  sabahında kaplayan morluğu görmüyor. Ben, elbette onlara “nereden girdiniz hayatıma?” diyerek yaşıyorum.

Günlük rutinime krem, göz altı kapatıcısı, makyaj temizleyicisi sokmalıyım, bu işlerden de hiç anlamam diye Hakan’a dert yandığım bir gün “Gel Londra’ya, seni bavulunun mendireği olacak Ren ürünleriyle tanıştıralım” … Continue Reading

Pazartesi notları (Soho)

October 11, 2010 Londra No Comments

Öğle yemeğinin iki adresi: Princi ve Fernandez & Wells. Taze salata, güzel ekmek içinde sandviçler, yanında şarap.

Oxford Street üzerinde Urban Outfitters‘a elbette giriliyor, sonra Top Shop’un devasa 4 katlı mağazasına. İçinde keşfedilen markalar arasında Tutublu, Love, Ci Ci, Quantum, Religion, Wal-g, Tara Startet, Council House Heroes var. Selfridge. Tabii ki kaçmaz. … Continue Reading

Pazartesi notları (gezin)

July 19, 2010 ŞEHİR 3 Comments

Nişantaşı Kırıntı‘da bloddy marry istedik. Ezme / sıkma/ blenderda yapma/ rendeleme domates suyu geldi bardaklarda. Yanında da mozzarella sticks çok iyi gitti bak.

Yaz programı son düzenlemelerden sonra şu şekilde belirlendi: Alaçatı – Paris – Normandiya – Maceristan’da Sziget Festivali. Üzerine Berlin ve Londra.

Siz hiç Suna’nın Yeri‘nde çoban salatası siparişi verip, denizin kenarındaki masaya kurulup, az sonra gelecek kalamarların hayalini kurdunuz mu? … Continue Reading

Londra resimli roman – 2

May 23, 2010 Londra No Comments

Camdwn Town – nehir kenarı … Continue Reading

Londra resimli roman – 1

May 22, 2010 Londra 1 Comment

Spitalfields – Doğu Londra sokakları … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

May 2017
M T W T F S S
« Dec    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]