Home » yemek » Recent Articles:

Bu hafta buluşalım bu hafta!

March 4, 2013 ŞEHİR No Comments

6 Mart Çarşamba akşamı Propaganda (Suriye Pasajı, no:166 / Tel: 0212 252 7181) 50 kişilik özel bir gece yapıyor. Şef/müzisyen Allen Hulsey “Amerikan Güveç” formatıyla merakımı fazlasıyla cezbeden bir menü oluşturmuş, ardından da akustik gitar performansıyla kulakları mutlu edecekmiş diye duydum. Yerler sınırlı olduğu için rezervasyonu Pazartesi’den yaptırmak lazım. Gece burada bitmez, devam etmeli diyenlerdensen de Nublu’da Hayvansaray konseri var.

Mehmet Güleryüz, sanat hayatının 55. Yılında “Göz Göre Göre” sergisiyle The Empire Project’te. Benim gibi hayranlarına duyurulur. … Continue Reading

Güveçte pastırma galip!

February 15, 2013 ŞEHİR No Comments

Kış geldi fasıla gidelim diye konuşuyoruz aramızda. Sazlar çalsın, kadehler genellikle hüzne kalksın, hayat, yaşadığımız dünya, yalnız mı öleceğiz korkularımız masaya dökülsün; saklımız, gizlimiz, aylardır birbirimizi görmemiş olsak da uzaklığımız kalmasın. Bunun üzerine mekan arayışları başlıyor: Safa Meyhanesi’ne mi gitsek, Galata Meyhanesi’ne mi, yoksa klasiklerden şaşmadan Cumhuriyet, Boncuk, Çiçek Pasajı masalarına mı? O sırada biri, fasıl kısmını bilmem ama mezeleri enfes notuyla Safi Meyhanesi’ni öneriyor. Ne zamandır “git, dene” diye defalarca söyledikleri mekanla tanışmam da, “hadi, 19:30’da sandalyeye kurulalım”  dememle oluyor.

Safi’nin dekorasyonunda Ege’nin havası, Alaçatı’nın kokusu var. Birden İstanbul’la göbek bağım kesilmiş gibi hissediyorum. … Continue Reading

Mutfağın Sanatı Olur!

November 25, 2012 ŞEHİR No Comments

Gurme değilim. Sadece gezginim. Bu nedenle dünyanın çeşitli şehirlerinde çok sosisli yedim, çok geceyarısı kayıntısı arayışına çıktım, şehrin en iyi omleti için çok sıra bekledim. Bu “en esaslısını bulma” derdim İstanbul’un gündelik hayatında da sürüp gidiyor. Üç yıllık rötarla da olsa, sonunda, yollar ve ortak kader beni Mutfak Sanatları Akademisi’ne çıkardı. Şimdiye kadar yemek müzesi değerindeki bu cevheri keşfetmemiş olduğum için önce kendimden, sonra sizden özür dilerim.

Bir öğlen vakti, güneşi tepeden alan masalarına oturup, fasulyeli tavuk salatasından sonra mini barbeküde kuskusla gelen et satay siparişi verdim. Ben olayın restoran tarafında lezzetten kendimden geçerken, yan binada 18-30 yaşları arasında, yemeğin anatomisini anlamaya kendini adamış öğrenciler en iyisini, en kısa sürede, en havalı sunumla servis etmek için ter dökmekteydi. İçlerinde üniversitede kaybedeceği yıllara baştan tekmeyi savurup şef olmak … Continue Reading

Geçen hafta olan biten

September 30, 2012 ŞEHİR No Comments

New York’u özlüyorum. New York’u özlüyorum. New York’u özlüyorum, diye üç kere söylersem, New York ayağıma gelirmiş. Gradiva Otel içine açılan Nublu bunun kanıtı. En son on beş yaşımda Roxy’de izlemiş olduğum, İlhan Erşahin’in ilk tayfalarından Wax Poetics açılış için teşrif etti. Sahnenin önünde esaslı caz eşliğinde kendimizden geçerken, kapıdan çıkınca ilk metroyla Williamsburg’a döneceğimiz yanılsamasına bile kapıldık. Onun yerine hayat bizi Kasette’e götürdü. Olsun. O da tamam. Bir de şu İstanbul gece hayatı 4’te kapattık sonuna mahkum olmasa… Önemli not: Gradiva Otel’in terasında Haliç manzarasına bakıp ne hayaller kurdum o gece. En kısa sürede akşamüstü gidip, güneşi batırmaya!

Benim için İstanbul, Babylon sezona başlangıç partisini yaptığında açılır. Tatil bitmiş, arkadaşlarıma kavuşmanın heyecanıyla eve dönmüşümdür. Geçtiğimiz Salı önce yeni kokteylleri tanıtma etkinliğiyle sakin başlayan gece, ardından Club Bangkok seti sayesinde dans dans ve saatlerce dans moduna dönüştü. Öncelikle bu yıla esaslı bir kokteyl menüsü hazırlayan Babylon’a, ardından da müzikte ve mutluluğumda emeği geçen Club Bangkokçular’a t … Continue Reading

Çok Gezenler Kulübü Stockholm’den döndü!

July 10, 2012 Stockholm No Comments

Södermalmli erkekleri enine çizgili marin t-shirt’lerinden, yanlarında sürekli gezdirdikleri çocuklarından, uzun boylarından ve tabii ki sükunetlerinden tanıyabilirsiniz. Kadınları için de aynı menü kısa şort, içteki büstiyere ima yapan blüz, sürekli üzerinde gezindikleri bisiklet şemasında geçerli. Mahallede çocuklar ağlamıyor, anne bana pamuk şeker al diye bağırınmıyor, onun yerine buldukları her park alanında takla atıyor, önlerinde bir kalem ya da kağıt yeter, resim çiziyor. Kendi başına olmayı, kendine yetmeyi, kendini sevmeyi çok küçük yaşta öğreniyor.

Biz Cihangir, Karaköy, Galata, Çukurcuma taraflarına benzer dedikleri için seçiyoruz Södermalm’i. Ev bulmak, pansiyon aramak, gemide hostel gibi seçeneklerden sonra, Expedia‘dan bakayım otellere yine de diyorum. Buranın ana caddesi sayılan Götgatan’ın göbeğinde, geceliği adam başı 150 TL’ye Scandic Malmen oteli çıkıyor karşıma. Bir biranın 20 TL standart olduğu düşünülecek olursa, pek kelepir. Kimse odaları bu kadara kapatmış olduğumuza inanmıyor. Çok gezen şansını yanında götürür.

Otel sadece merkezde olmakla kalmıyor, gece yarım yamalak basınca (burada önüm gündüz, arkam gece meselesine alışacak, saati 18:00 zannederken 22:00 olduğunu anlayacaksınız) öğreneceğimiz üzere yerlilerin de turistlerin de bir tek atmak, hatta kaynaşmak için uğradığı iki bara dönüşüyor. Biz eğence bu kadar dibimizde olmaz, yeni yerler keşfedelim diye çok debeleniyoruz ama kürkçünün dönüp dolaşacağı yer usulü ya yandaki bar Bablon’da bir duble viskiyi zeytin eşliğinde götürüyoruz, ya da otelin Lila barından alınmış Hendrix & Tonik’ler eşliğinde lobide sonlanıyoruz.

Saat hesabı Södermalm

10:00, Johan & Nyström: Kahveyi uyanmak değil, uyumak amaçlı içen Onur gibi bir karakter olunca yanımızda, deneyimle sabitlenmiş olarak adresi verdi, uğradık. Kapıdan girince karşımda duran kruvasan ve kurabiyelere mi yumulayım, baristanın döktüğü sütten direk bardak üzerinde kalp şeklinde çıkan leziz latte’sinden bir tane daha mı isteyeyim, yoksa şu kapı önünde kitap okumakta olan kızla … Continue Reading

Gaipten sesler korosu

June 3, 2010 İLİŞKİ 3 Comments

Abi bu aşk hiçbir zaman tek başına gelmedi. Sürekli yanında arkadaş getirir. Hadi der yalnız kalmayalım, canımızı sıkmayalım. Sen tam birine konsantre olmaya başlamışsındır ki, çorabının sol teki, kirazın dengi, kan kardeşi, tepende ötekisi. … Continue Reading

Takılmanın kuralları

February 20, 2010 İLİŞKİ 9 Comments

Sevgili değiliz, arkadaş da değiliz. Bir aradayız. Hepsi bu. Başbaşa yemeğe çıkmayız, kalabalıklarla masa paylaşmayız, Migros, Makro, Diasa falan görmeyiz. Aynı yataktayız. Seks partnerinden hallice, dosttan kellice, tanışıktan çok ilerde. İkimize ayrı ayrı sorsalar deriz ki “arkadaşız işte”, yanında garnitürleriyle.

Oturup kuralları yazılacak olsa bu kendiliğinden gelişmenin, şöyle bir şey olurdu herhalde liste, belki de:
1. Bir gün sende televizyona bakacağız, ertesi buluşmada bende birbirimize.
2. Beyaz leblebi, elma (yeşil), portakal suyu, viski duracak mutfakta, ben gelirsem diye. … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

November 2017
M T W T F S S
« Jun    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]