müzik

amy gidince…

By July 25, 2011 No Comments

Bu yazıyı yazmak düşündüğümden daha zor oldu, çok gez ilk cümleyi sildim, son kelimeye ekleme yapmak istedim, aralara şarkı sözleri ekleyip de vazgeçtim… Bir daha asla kelimesini anlamayan insanın ruh hali)

O sabahın köründe uyanmıştım, Tolstoy gibi, henüz bitiremediğim makalenin insanın ruhuna çöken endişesi. Fonda Amy vardı. Ondan gelecek ilham patırtılarını aradım sanırım.

Sevgiliden ayrıldım, sevgiliyle buluştum, sevgili buldum, sevgiye düştüm. Bütün duygu buhranlarında Back to Black evimdeydi. Sonunda pek çok sevgili gitti ama jazz sesli, asi kadın beni terk etmedi.

Yoldaydım. Lizbon-Sintra, Mesta- Pyri, Sakız adası- Atina. Geminin kamarasında, uçak kalktıktan ve ikaz ışıkları söndükten hemen sonra, ıssız yollarda on ikinci kilometre, 1930’lardan kalma otobüslerde. Frank Bir, dört, sekizinci track’te.

Anneme kızıp da kapıyı çarptığım gün, Stronger Than Me beni kendime getirmişti, saat ikide eve yürürken Just Friends kabuslardan ve beynimdeki canavarlardan korumuştu, yapmanın yapmamaktan daha anlamlı geldiği gün de kulaklığımda Amy vardı.

Amy, Jim, Jimi, Janis… Evrenin bir yerinde, birlikte müzik yapmaktalar. Umarım duyuyorsun.