kitapŞEHİR

Babylon'un 10 hali

By November 2, 2009 March 19th, 2010 No Comments

L1090026

2 Kasım 2009. Pazartesi.
Sevgili günlük, bugüne dişlerimi iki dakika fırçalayarak başladım. Sonra bilgisayarımın yuvarlak tuşuna basarak ekranda ışık belirmesini bekledim. Maillere, Facebook’a, Twitter’a ve ilgimi çeken diğer sitelere baktım. Değişiklik yok. Uzaylılar hala dünyaya saldırmadı, öğleden sonra güneş gökyüzünden ayrılmadı, posta kutuma beklediğim davet mesajı ulaşmadı.

Biraz da sıkılmış bir ifadeyle, bilgisayarı kapatıp, Babylon’un onuncu yılı için basılmış olan kitabı elime aldım, üç tane de mandalina (sezon açıldı ya sömürüp duruyorum) koltuğa kurulup önce fotoğraflardan işe başladım. Şahane. Eric Truffaz konseri, Chicks on Speed, İlhan Erşahin, Duman, Mike Stern, Jane Birkin’in kırmızı elbisesi, Naim Dilmener’in 45’likleri, Rubin Steiner’ın sonu gelmeyen seti. On yıl olmasa da son yedisi kalbimin içinden geçti.

İkinci mandalinada yazılara geçtim. Ahmet-Mehmet Uluğ, Cem Yegül, Salih Şahin, Faruk Eczacıbaşı ve diğerleri. Sayfalar arasında ilerledikçe içimde tuhaf bir heyecan, provalarda yaşanan gerilimler, ellerinde biralarla otele dönen mutlu bateristler, işini tutkuyla yapan müzisyenler. (Eski post’larımdan birinde bunu yazmış olduğumu anımsadım) Üçüncü mandalina bittiğinde ben de Sonsuz teşekkürler bölümüne gelmiştim (rehberler arasında ismimi görememek içimi biraz burksa da, posterlere geri dönüp durumu geçiştirdim.)

Saat. 11:30. Babylon 10’la ilk randevum bitti. Daha çok okuyacak sayfa var ama toplantıya yetişmeliyim.