dükkan

Geçmişe bir şans daha, Galata'da

By June 21, 2009 No Comments

second

Galataya geldim. Trafik, sıcak, taksiye 10 TL vermek gibi engelleri aştıktan sonra. Üç gündür sokağa adım atmadığım için tabii ki kalabalık ve güneşe olan bağımlılığımdan kurtulmuştum. Yeninden içlerine girmek hafif bir bunaltı etkisi yarattı. Geçici. Korkulacak bir şey yok.

Taksiden indiğim anda bir ananas dilimi kaptım. Eskiden dönerci, şimdi meyveci, buzlu karpuz sucu, arada bir tostçu olan yerden. Hemen yanındaki minik balık lokantasını turistler kuşatmış, sarıkanatları masaya donatmış. Canım çekti ama içgüdülerime direndim. Tek bir hedefim var: Petek Büfe’den çift kaşarlı. Yanına da belki buzlu ayran. Gecikmedim, paketi kaptım. O sırada gözüm dürümde kaldı. Üç gündür çubuk kraker ve portakal suyuyla beslenmemin sonucu.

Eve doğru hızlı adımlar atarken başıma şunlar geldi: Bir adam Türkiye İş Bankası’nı emekli amcaya Türkiye Bankası olarak tarif etti. Emekli amca, adamı düzeltti. Çikolatasıyla ünlü Bunny Bakery smoothies üretimine başlamış. İçeri girip çeşitleri sordum. “Aklınıza ne eserse” dedi. Sarı kedi bütün pist’lerime rağmen yanıma gelmedi, ona sütlacından veren çocukla ilgilendi. Tabelacı kapandıktan sonra tadilata başlanan dükkanın kapısına http://www.secondchanceist.com/ amblemi çakılmış. Vitrinden baktım Ahu Yağtuğ telefonda konuşmaktaydı. Galata Marais, ya da Soho gibi bir mahalleye dönüştü. Yakında Madonna’yı dükkanlardan birinde kahve içerken göreceğiz. Sokak çocukları yanına gidip “boyiyim mi abla” dediği anda.