Urban Confessions

Bir şehrin anatomisi

Archive for the ‘pazar’ Category

Tekno tonda tıklama

without comments

juliet

Pazar sabahı. Yatakta sevgilimleyim. O başını kucağıma koydu, ben bedenini sıkıca kavradım. O müziğe Daft Punk tonundan giriş yaparken, ben kahvenin suyunu kaynatmak için mutfağa yollandım. O beş dakika sonra Gotan Project’e geçti. Ben bol sütlü, iki şekerli lattemle sağına. Ben biraz yazdım, o bütün gece uyuyamamış olduğu için bana kızdı (çünkü sürekli yatakta dönüp duran bedenim, her uykuya dalma anını sabote etmiş). Juliet, Naked romanının son sayfalarına takıldım. Bu sırada sevgilim dizimin dibinde uyukladı.

Bir saat, iki gülümseme, sayısız sözcük tükendiğinde “hadi” dedim “500 days of Summer izleyelim”. İki üç ekran hamlesiyle filmimi koydu. Benim muhteşem sevgilim. Söz dedim ona “bir adama aşık olsam da senden vazgeçmeyeceğim.”

Written by Hazal

December 20th, 2009 at 12:00 pm

Feriköy’de bu pazar

without comments

fer

Pazar sabahı kalktım. Domatesleri sıcak suyu koyup kabuklarından çıkarttım. Küp küp kestim. Tencerede pişen soğanlarla biberlerin üzerine attım. Tuz, biber, on damla limon. Kapağını kapattım. Yarım saat piştiler. Tam kıvama geldiler. İki yumurtayı da ekledikten sonra menemenim hazır. Taze ekmek. Pazar gazeteleri. Sessizlik. Uzun zamandır aradığım türden.

Bir saat sonra telefan çaldı. Feriköy’de Pazar Vakti. Hadi. Giyinip aşağıda olmam on iki dakika. Motosiklet lüksü, paha biçilemez. Eğer ben oralara gelemen diyorsanız, günün sonrasını Urban Snaps‘ten takip etmenizi öneririz.

Hazal’ın notu: Feriköy’de Bir Pazar’a gitmek için metrodan Osmanbey’de ineceksiniz. Mecidiyeköy istikametindesiniz. Hemen solunuzda Akbank kalacak. Oradan Bomonti’ye. Dümdüz devam edin, kime sorsanız gösterir. Hadi tembellik etmeyin, gelin!

Written by Hazal

December 6th, 2009 at 9:00 am

Tap diye taptap

with one comment

taps

Yeni yerler keşfetmek. Pazar günü eğlencem. Nişantaşı-Tünel-Galata üçlüsünün arasından sıyrılıp, tercihen sevdiğim insanlarla, onların işi varsa kendi başıma, başka mahallelere, hayatlara, dükkanlara dadanmak. Pazarın yalnızlığını, kendisiyle paylaşmak.

Cihan’la cumartesi konuştuk. Rumelihisarı’nda Casa Nova ya da Nar Cafe. İkimizin de bilmediği masalarda muhabbet. Saat akşamüzeri. Mesela Beş. Sisli hava dağılmak üzereyken Hisar’a vardım. İki mekan yanyana. Nar’ın önünden geçtik, o anki ruhumuzu sarmadı. Casa Nova çok güzel. İtalyan kasabalarındakilere benzer. Üstelik şansımıza en güzel masa bize kalmasın mı? Ben vejeteryen pizza istedim, Cihan zeytinli margarita. Yanına bir kadeh de şarap rica edince garsonumuz yok dedi. Üstümüzde camii. Teşekkür edip çıktık. Bir daha öğlen uğrarız.

On dakika, kısa araba yolculuğu, Radyo Eksen. Pazar günü Taps‘de biter. Tabağımda tavuklu quesedilla, yanımda baharatlı patates. Konuşup dururuz işte çizgi roman, film, Becker, Spin City ve diğerlerinden. Modumuz: Muhteşem. Pazar: kolay geçer.

Hazal’ın notu: Yazıda bahsi geçen şarap ve bira kesinlikle benim tarafımdan tüketilmemiştir. İçkiye ara seanslarında üçüncü gündeyim.

Pazar Gecesi Sinema Kuşağı

with 7 comments

film

Bugün hava güzeldi. Herkes sokaklara döküldü. Ben Tamirane’de köpekleriyle çocuklarını gezdirenlere takıldım, sen Caddebostan sahilindeki kalabalıklara. Sonuçta hepimiz evdeyiz. Yarın pazartesi. Bu geceye (ve bundan sonraki bütün pazar gecelerine) en iyi ne gider diye düşündüm. Elbette sinema. Etrafa soruşturdum. İşte gelen cevaplar. Eksik kalan altına dizilsin.

1.Murat Abbas (DJ) – Betty Blue
2.Ozan Sakin (Digital McCan) – Ratatouille
3. Begüm Özpınar (Markafoni) – Coco Avant Chanel
4. Deniz Karaman  (Lastik Pabuç) – White Men Can’t Jump
5. Erel Eryürek (2′debir) – Etarnal Sunshine of the Spotless Mind
6. Orkun Sayitoğlu (turizm) – Royal Tenenbaums
7. Nadir Duman (prodüksiyon) – True Romance
8. Kerim Gönençer (Galata Şarküteri) – Pick of Destiny
9. Ali Sanlı (Özen Film) -  Amelie
10.Eril Şerbetçi (senarist) – The Garden State
11.Onan Günöz (Yönetim Danışmanı) -  L’enfant
12. Deniz 40 (Parisienne) – Ferris Bueller’s Day Off
13. Ece Çelebioğlu (Pro İletişim) – The Brothers Bloom
14. Deniz Harut (Bankacı from London) – 500 Days of Summer
15. Erim Özsen (Lokal Anestezi) – The Truman Show / Charlie’s Chocolate factory
16. Pınar Mavi Berk (London Hopping) – Manhattan Murder History
17. Zeynep Akdamar (İKSV) – Breakfast at Tiffany’s
18. Ezgi Başaran  (gazeteci) – Whatever Works
19. Burak Kaynak (jiklet) – Paranormal Activity
20. Bulut Cebeci (mimar) – Blade Runner
21. Işıl Kılkış (fashionboost) – The Boat That Rocked

Kış. Şehvet. Pazar.

without comments

true

Bugünün güneşli olmasına aldanmayın. Yağmur. Başladı. İstanbul sonbaharı görmeden kış hazırlıklarında. Şemsiyeler, eldivenler, kabanlar ve kazaklar, üst raflardan, bavullardan, karton kutulardan çıkarıldı. Sıcak mekanlarda program yapma zamanı. Ben elimde kütür kütür kırmızı elmam, kasım listemi yazmaya başladım. Belki olaylardan birine sen de katılırsın.

1. İki hafta boyunca Cinebonus‘ta Michael Jackson “This Is It” filmi gösterimde. En kısa zamanda (tercihen hafta içi erken saatlerde) görülmeli.
2. Joseph Beuys ve Öğrencileri sergisi. Pazar’a uygun program. Önce Rumeli Hisarı Sade Kahve‘de kahvaltı (kıymalı gözleme!) ardından Sabancı Müzesi.
3. Kitap Fuarı. Tüyap‘ta. Artık uzakta olduğuna göre, bir tam gün ayrılmalı. Bakalım işten izin alacak kadar kitap delisi misin?
4. Elbette bu sezon da kışlık kıyafetiniz yok. İki şansınız var: Ya Terkos Pasajı içindeki dükkanlar ya da herşeyi bir çırpıda halledebilmek için İstinye Park (Pull&Bear yine acayip sweatshirt’ler yapmış)
5. U2. Konser 6 Eylül 2010′da. Biletler 2 Kasım’da satışta. Fiyatlar 50-550 TL arasında. İptal edilmeyeceğine güveniniz varsa.
6. Cercis Murat Konağı‘nın aslı Mardin’de, tıpkısının aynısının İstanbul şubesi Yazmacı Tahir Sokak, Bostancı’da. Kişk Çorbası, Tarçınlı Mahlepli Patlıcanlı Pilav, Alluciye (ekşili erik yahnisi), Incasiye (pekmezli erik tavası), Kitel Raha (Süryani içli köftesi), Hımmısiye (ekşili nohut yemeği), Kazan Kebabı, Kaburga İçinde Sarmısaklı Yaprak Sarması, Dobo (kuzu but, badem, sarımsak, yeni bahar) kahvaltıda bile mideye inecek menüsünden örnekler.
7. Müzik dinlemek istiyorum diyorum. Pazar günü olsun istiyorum. Yanında da bir kadeh beyaz şarap rica ediyorum. Tamirane. 15:00′ten sonra Morning Jazz Sessions‘la.
8. İnternet. Tabii ki. Her gün girilmeli. Keşfedilmesi gereken siteler arasında Centrl, Wayn, Next Stop var.
9. Bilmeyenler, şimdiye kadar ilgilenmemiş olanlar, yazın ne dizi izliycem diyenler için Flash Forward, True Blood, Law&Order, Heroes, The Big Bang Theory, How I Met Your Mother kış sezonlarında.
10. Yılbaşı programı. Berlin. Pegasus‘la Frankfurt biletleri 220 TL, Frankfurt-Berlin arası 1 saat ve 50 TL. Kaçar mı? Asla. (Ben almadan kimse biletlere dokunmasın!)
11. Bir yemek olayı daha. Yunan Meyhanesi. Mimi. Sirtaki, tabak kırma ritüeli, uzo ve diğerleri. Semt: Arnavutköy.
12. Bu da gece yemeği. Bomonti’de Aztek. Salatalık, rakı, sucuk, mantı, domates ve işkembe çorbası, lahana sarma, bira. Saat 03:00′den sonra, adı sanı belli olmayan kapılar ardında.

Hazal’ın notu: Tamam haftalık planı anladık (da) bugün ne yapıcam diye sormaktaysanız: 8′den 10′a kadar Alt’tasınız. Alev Lenz piyanonun arkasında takılacak, biz önünde şarabımızı yudumluyor olucaz.

Kusursuz Pazar

without comments

pazar

Sabah kalk. Erkenden. Damarlarında cumartesi tekilaları akmıyor olsun. Tercihen arkadaşlarla çıkılmış bir yemekten, diyelim ki on bir civarında eve dön. Biraz TV, Disko Kralı var. İki sayfa kitap. Yatak. Sabah kalk. Erkenden.

Duş, gazete, mail, facebook, twitter, kim kiminle nerede nasıl ritüellerinden sonra kahvaltı. Cihangir’de White Mill, Rumelihisarında Sade Kahve, et istiyorsan Günaydın, ya da evde. Tavada peynirli omlet. Yanında üç dört kişi. En sevdiğin.

Öğleden sonra iki. Dışarı çıkma vakti. Caddebostan sahilinde yürüyüş, Hilton, Four Seasons, Mac, Essporto havuzlarından birine dalış, Tophane’de tavla. Artık paran ve canın neye yetiyorsa.

Akşamüzeri. Sanat. Santralistanbul, İstanbul Modern veya Sabancı. Yok onlar kalabalık dersen Galerist‘teki MentalKlinik mutlaka gezilmeli. Yanında, yine, üç beş tanıdık. Aynı ya da farklı. Duvarlarda olanları daha iyi görebilmeniz için.

Akşama yakın. Robinson. Biraz kitap almalı. Nick Hornby “Düşerken”, Marquez “On iki Gezici Öykü”, Lawrence Block “Polisiye Romanlar Okuyan Hırsız”.  Modern, klasik, macera. Hangisi değil, hepsi.

Akşam. Ev. Televizyonda ya da bilgisayarda pazar sineması. Kim Kiminle Nerede? (Whatever Works) Woody Allen modeli.  Tabakta sebzeli tavuk, bardakta portakal suyu. Aklında pazartesi toplantısı.

Gece. Yorganaltı. Müzik Astor Piazzolla. Rüya sana kalmış.

sun.day.sky. geri.sayım.başladı.

with one comment

sun

Yer. santralistanbul, daha önce de söylendiği gibi. Zaman 1-2 Ağustos. Durum: sun.day.sky. Program belli. Buyrun bakalım hangileri ilginizi çekecek, hangisi bunu mutlaka yapmalıyım listesine girecek ve hangi biri işte tam Sinan’lık bir aktivite dedirtecek!

Pazar: Ece Sükan Vintage, Lus Von Siga, 1000 Volt Design, santraldükkan, Boa Studio, Mimosa & Foog, Bugga, AG: Mania, Zerger, Ayşe Deniz Yeğin, Takeaway Istanbul, Minush & Bagie Bag, Camekan, Şehnaz Gider, Dafne, Vinyl market.

Müzik: “Strictly Vienna” Ahmet Güneş, Ventachild & Deskau, DEform-E, Portecho, Morning Jazz Sessions: Aquavit, Sattas, “Alçak Basınç” Harunizer, Murat Beşer & dr1210

Deneme-yanılmama:“İyi Hisset” Atölyeleri (Yoga, Reiki, Masaj); “Özgür Hisset” Atölyeleri (Juggling, kukla ve dans); oyun alanı (Sony Playstation, Vans Kaykay, Efes Futsal Alanı, Renault Test Sürüş, Motosiklet Deneyim); Okuma Alanı  ve Blog Corner; Plak/CD satışı ve müzayedesi.

Çocuğun varsa bırak: santralatölye 1: “Güneşle Yarışan Robot”, santralatölye 2: “Bunlar Nasıl Heykel?”, Leonardini Oyuncak Alanı.

Saatler, günler ve adrenalin seviyesi özellikle belirtilmedi. Cumartesi 11′de santralistanbul’da dikiliyorsunuz. Önce pazarı gezip biraz müzik dinliyor, sonrasında yemek içecek atıştırıp çimlerde yayılıyorsunuz. Networking, eğlence, biraz flirt garanti. Geç kalmayın yeriniz kapılır!

Written by Hazal

July 23rd, 2009 at 10:07 am