balıkçı

Ferdi Baba acılı söyle

By July 21, 2009 No Comments

ferdi

Öncelikle yazıma Ferdi Baba’yı kutlayarak başlamak istiyorum. Müzisyen değil, balıkçı olan, Çeşme’de restoran işletirler. Daha fazla bilgi için blog‘una bakmanızı tavsiye ederim. Şaşırmayın, tıklayın. Bir bira, iki çupra azıcık da mezeye 160 TL çakar, tahta masalar ve sabahtan rezervasyonla çalışırlar. Neyse yine sondan başladım.  Biraz da orada olmamızın nedenlerini anlatalım.

Son gecemizde iki araba toplandık, Ferdi Baba’ya yollandık. Masalar dolmuş, mezeler camekandan bakmaca. Kekik otu, deniz börülcesi, salata, ezme, peynir, patlıcan ve tabii ki rakı. Bu sefer Tekirdağ. Bol buzlu.

Önce sağlığa, ardından aşka, en sonunda da bitip giden tatile. Aramızda Çeşmeliler var. Ferdi’nin gençlik günlerini anlattılar. “İki üç salaş masa, bir tane de garson vardı. Rakınız bitmezse ertesi güne ayrılırdı. 20- 30 bilemedin 40 TL.” “Ah” dedik “biz o zamanlarını yakalayamadık.”

Mezeler gitti Beylerbeyi rakı servisi yapan kızlar aldı sahnede yerini. Hepimize bir yolluk ikram etti. Garson yeniden gelip balık siparişlerimizi rica etti. Balık değil dedik, ahtapotla kalamar. Kürdana geçirilmiş beşer tane, ızgarada kavrulup tabağımıza kondu. Etler yumuşacık, yağ oranı sıfıra yakın. Kapanışı yapmak için sufle istedik. 35 dakika denince meyveye terfi ettik. Karnımız doydu. Cüzdandan 50’şer TL çıkarıldı.