Archive for the ‘asmalı mescit’ tag
Cuma adamı deliğinden çıkarır

Dün Yeşilköy’deydi öğleden sonram. Çekime gittim. Kediye selam veren adamı görünce, Taksim dolmuşlarına 4 TL verince, Çerezland Kuruyemiş’ten karışık paketini kapınca, çocuk parkında durunca, deniz kenarında yürüyünce, soğuk hava içime işlese de kırk beş dakikamı paralel sokaklarda yürüyerek geçirince mutlu oldum. Ne kadar yazık İstanbul’u dört mahalle arasında yaşamak. Balıkçının kokusunu, ağaçların rengini, çarşının ahalisini unutmak. Ruhunu çürütmek, yaşamını paslandırmak. Haftaya istikamet Çengelköy. Yağmur yağsa da güneş kararsa da. Ama ondan önce, elbette, bu geceden notlar, müzikten tınılar listesini geçiyim. Merak edenlere müjde: benim istikamet Tamirane.
Arda Yorgancılar @ Hust Gallery, Cihangir
Geçip Giderken @ Galeri İn Situ, Cihangir
Açık Şehir İstanbul/ Open City İstanbul@ Depo, 18:30
Ozan Tunca “Romantik Çello” @ Borusan Müzik Evi, 19:30
Pre-Clubbing Party with Berin @ Bistro Fun Fatale 21:00
Renkli Doppler meets Kunta Kinte @ Dunia, 21:00
Kırık Çizgi @ Dunia, 21:15
Ozan Doğulu & Hande Yener Canlı Performans (rezervasyon için 0212 247 17 18) @ On the Therapy, Reassürans, 21:30
Bant dergisi 58. sayı partisi @ Arkaoda, 21:30
Punk Show @ WTF!, 22:00
D2gg @ &:45 Gram, 22:00
Pillow Fight @ The Hall “Second Room”, 22:00
Babes Behind the Decks @ The Hall, 22:00
Hücumkedi & Delta @ Bronx Pi Sahne, 22:00
+140bpm @ Pixie Underground, 22:00
Solonum @ 11:11, 22:00
Ercüneyt Özdemir @ Alt, 22:00
Soundpark @ Balans Brau, 22:00
Arto MWambe @ Minimüzikhol, 22:00
Çağrı (cK) & Ulaş (N.U.G.) @ Flavio by Lokal, 22:10
Labyrint @ Tamirane, 22:30
Feyza Eren @ Nardis Jazz Club, 22:30
Revolution vol:1 Orkun Bozdemir @ Der Die Das, 22:30
Aşkın Nur Yengi “Aşkın Şarkıları” @ Ghetto, 22:30
Dead Country ft. Art Dictator @ Peyote, 22:30
Wild West Disco by Jack Daniels @ W Istanbul, 22:30
Cervus vs Ali Kuru & Mr. No Name @ Lokal, 2315
Serkan Çağrı & İstanbul Fasıl Band @ Hayal Kahvesi Bistro, 23:59
Teoman “Akustik” @ Babylon, 23:59
İstanbul’u dinliycem, bi sus!

18 Haziran 2000′de Atatürk Havalimanı’na indim. Macera dolu Amerika seansıma ve kalbimin işine son verdim. Sanırım özlemiştim. Ya da, belki de, itiraf vakti çaldıysa, alıştığım kentte (İstanbul) biri olmak, tanımadığım şehirde (New York) hiç kimse olmaktan kolay geldi.
İlk aylar çok zordu. Geceler sabahara, biralar tekilalara, yalnızlık açık Tekel bayiisi arayışlarına, boşvermişlik hayat tarzına dönüştü. Tolstoy gibi gecenin köründe uyanıp yazıya kustum içimdeki ikilemleri: Neden geldim, nereye gideceğim, burda kalsam nelerden vazgeçeceğim, Hazal benim ben kimim?
Kaltak İstanbul, hafiften hafiften başladı yandan çarklı vapurunda beni sallandırmaya. Dur dedi daha çok şey göreceksin. Önce puslu bir akşamüstü Galata Kulesi’nin terasına taşıdı bedenimi, sonra yağmur altında Rumeli Feneri’nin kayalıklarına. Güneşli havada Caddebostan sahilinde oturttu, Temmuz’da Asmalı Mescit’in tahta iskemlelerinde. Takside ağlattı, kaldırımda güldürdü, havaalanında bekletti, rakı masasında dert bindirdi. Sevgili gibi, yavaş yavaş keşfvetti ruhumun mahrem yerlerini. Hoyratça sevdi beni.
Şimdi kadeh kaldırıyorum ona, “İstanbul İstanbul Olalı” şarkısı da kulaklarımda. Bir gün lanet, ertesinde şükran duyuyorum tanıştığıma.
Hazal’ın illüstrasyon notu: Yukarıda görmüş olduğunuz iki muhteşem illüstrasyon Nisan ayında Yapı Kredi Kazım Taşkent Galerisi’nde sergi açacak Ali Cabbar koleksiyonundan.
Pazartesi notları, haftasonu keşifleri

Flavio by Lokal, Tünel Adidas’ın yanından girince solunuzda kalacak. Taş fırından çıkma pizzalar, yemek saati sonunda Style-İst set başlar. En kısa sürede özel yapım makarna sosları denenecek.
9 Şubat Salı, Cem Yılmaz Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın konuk şefi. Bilet kaldı mı?
Minimüzikhol gece dörtten sonra Cem Karaca, Ferdi Özbeğen, Barış Manço havalarında. Pavyondan hallice, Erkin Koray’dan kellice.
İntermed‘e gittim. Kulak, Burun, Boğaz doktoruna. Vizite 200 TL. Özel sigorta: paha biçilemez.
Kıymalı ıspanak, sarımsaklı yoğut, Soydan Turşuları‘ndan alma lahana-biber. Pazar akşam menüsü daha güzel olamazdı.
Changa‘daydık. Vietnam usulü biftek, pastırmaya sarılı tarak ve humus. Bayıldık. Bu arada blooddy marry de tam kıvamında. 25 TL.
Miller Music Factory finallerine katıldım. Sunuculukta Sezyum ve Deniz Alnıtemiz, jüri koltuğunda Mehmet Tez, Gülşah Güray, Melis Danışmend, Fuchs, Agentorange, Harunizer… Kim kazandı, neler oldu, olay ne diye merak ederseniz, haberi hafifmuzik ‘ten alınız.
Haftasonu eğlencem Stereo Mood‘dan sloth, escape, driving route 66 ve pump up.
Gelelim bugün neler olup bitiyor ona göz atmaya…
İf İstanbul biletleri satışta! AFM Fitaş & AFM Caddebostan gişelerinde. Üstelik gnctrkclllilere gündüz seansları 1 alana, 1 bedava.
Vakko, Vakko Butik, V2K ve Vakkorama’larda %50 sezon indirimine ek inci etiketli ürünlerde %50 indirim daha varmış. Gece elbisesinin sezonu olmaz. Yazlık düğünler için bu fırsat kaçmaz.
Cahit Baha Pars’ın Merdivenler/Stairs Fotoğraf Sergisi açılışı. Hayal Bistro’da saat beşte.
Babylon. Haiti’ye yarım gecesi. Sahneye çıkanlar arasında Teoman, Baba Zula, Bora Uzer, Sakin, Can Hatipoğlu, The Revolters, Ayşegül Yeşilnil, Alihan Samedov, Brenda var.
Cuma tonları

Kar geliyor. Hava durumundan yapılan açıklamalar bu yönde. Pencereleri kapayın, battaniyeleri çıkarın, DVD Sokağı‘ndan filmleri kiralayın. Bu haftasonu çoğunlukla evde geçecek gibi. Ama olur da kar yağmaz, ya da yağar da size dert olmazsa ben yine de olası program önerilerini sıraliyim. Boşta kaldık demeyin.
Sergi
Irmak Canevi “Kırılım” açılışı @ Apartman Projesi ( 22 Ocak – 7 Subat arası Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi 15.00-19.00)
Pek çok @ İstanbul’un belli başlı durakları (Dünkü yazımda kendilerine rastlayacaksınız)
Müzik
Louie Vega @ Public, 20:30
Roboxcop @ Box, 21:00
%100 Drum and Bass Assault @ Pixie Underground, 22:00
Northern Lights: Beady Belle @ Ghetto, 22:30Trash Cans & Pop Tarts: A Melodyrama @ Arkaoda, 22:30
Fresh by Mabbas @ Babylon Lounge, 23:00
James Taylor Quartet @ Babylon, 23:00
Narni Shakers feat DJ Charlotte @ Club 29 Uluz, 23:00
Style-İst, Macit, Unus Emre @ Lokal, 23:30
Fuchs & Cervus@ 11:11, 23:45
Esas Oğlan ve Yedi Cüceler

1.Bilgin
Onu masanın ucuna koyma kırılır, Albert Camus okuma için daralır, işte kelimesini çok sık kullanıyorsun dikkat et, sütün vakti geçmiş hemen dolaptan at, ne demek oy vermiyorum hemen birini seç. İki kere iki dört.
2. Uykucu
Öğlen iki olur kalkmaz, akşam dört olur yatmaz. Sen işe giderken o çişe, sen işten dönünce, beyim ya Tekel Bira Evi‘ne (Asmalı Mescit’te en son Pi olan mekanın yeni adı) ya Şampiyon Kokoreç‘e.
3.Öfkeli
Saatli bomba gibidir. Bir gün dersiniz ki, spordan çıkınca McDonald’s koşmak yerine, bu sefer Sosa‘da sağlıklı bir şeyler yiyelim. Ben kendi salatamı kendim tasarlarım, sen de mesela ızgara et seçersin. Olmazmış. Sanki vakit varmış da kendisi bunları düşünmemiş. Herkesin ortasında size bağarmasın mı. Rezillik.
4.Keloğlan
Çağın derdi kellik ama neyse ki Bioxin var. Saçları dökülmesin, canı sıkılmasın. Aman.
5.Hapşırık
Toza, bahara, annene, fıstığa, portakala, çileğe, karabibere, polene, sana alerjik adam. Çok yaşasın. Senden uzakta.
6. Neşeli
Gülüyor ama aldanma, birazdan dört gün önce onu bekletmiş olmanla ilgili lafı yiyeceksin. Şaşırma, Alışkanlık yaratır.
7. Utangaç
Sokakta, bakkalda, maç izlerken, sahada pek bir atak kendileri. Ne zaman senin Selinle Ayşe eve gelse, utancından arkadaşlarının yanında. Neymiş, kadın muhabbeti, adamı bozar.
Esas Oğlan
Yukarda sayılan özelliklerden bir ya da ikisini alıp, yemek yapma, çiçek alma, yanınızda olmaktan gurur duyma, süprizler, arabaya atlayıp uzaklara kaçırma, aile ilişkileri, Playstation’un azı karar, şarap kültürü, her sabah altıda kalkıp iki kilometre yol yürüme, giyinmeyi sevme gibi çeşitli yapıcı özelliklerle birleştiriyorsunuz, Esas Adam, birkaç yıla kapınızda. Endişeniz olmasın. Taklitlerinden sakının.
Alfabetik düzen – Bölüm iki

A-H bölümü için buraya tıklayınız, yok onu gördüyseniz, okumayam devam ediniz.
I
Israrla yanımda kal dedi, inadına gittim. Kalırdım aslında, taze greyfurt suyu olsa.
İ
İnterneti sevme nedenim: süpriz efekti. Pandaloop fotoğrafları ararken karşıma Engin Şahinbaş sitesi çıktı. Beğendiğim iş bir, iki ve üç
J
Kendilerini bloggroll’uma da aldım ama bu haberle beni ihya etti. Sayın Jiklet ve çöp kutusu.
K
Öğlen Selen aradı, Aksaray’da Hatay Sofrası’na gitmişler. Baklava hamuruna börekler, kısır, bulgur köftesi ve diğerleri. Adam başı 10 TL. Lezzetler şahane. Beni de götürecek. Söz alındı.
L
Galata Kulesi Camekan sokak dükkanlarına bir tane daha eklendi. Adı Lalay, yanlış okumuyorsam. İçinde havlular, peştemaller, hamam eşyaları, bornozlar var. Şık tarafından.
M
Asmalı Mescit’ten Marmara Pera’ya doğru inen yolda bir manav vardır. İstanbul’un güzel elmalarını en ucuza orda bulurum. Onca yıldır alırım. Bir kez çürük çıkmadı.
N
Geçenlerde biri parti yapılacak yer arıyoruz diyince aklıma geldi. Nar Pera. Alt katında özel davetler verilirdi. Hala var mı?
Modern zamanlarda aşk bu(mu)dur

On iki adım uzağımda kırıştırdığım adam, tuvalet yolunda yabancılar. Beraber başlamadık geceye, birbirimizi gördüğümüzde şaşırmadık da ama. Benim yanımda olağan şüpheliler. Omleti mantarlı, fasulyeyi etli sevdiğimi bilenler; onun kolunda bir kadın. Endamı güzel. Kafası kaymış.
Bana bakıyor. Kadın onu öpmeye çalışırken. Ben saate. Eve gidip gitmeme fikriyle. Bana bakıyor. Arzudan çok merak dolu gözlerle. Gülümsüyor. Bana bakıyor ama gözlerinde kıvılcım yok. Bakma o zaman diyorum. Bakma bana. Kafamı çeviriyorum önümdeki biraya.
O sırada yanımdaki kadın “açım ben” diyerek dikkatimi çekiyor. La Cantina mı, Patato mu, Lale‘de çorba mı, Sisore de pilav mı. En yakındaki diyor. Tavuklu, sebzeli wrap’ler La Cantina’da. La Cantina köşenin başında. Lokal’in önündeki kalabalığın arasından geçerek hedefe varıyoruz. Gecenin köründe hamur işi. Huzursuz mideye ilaç gibi.
İki dakika sonra düşüyor mesaj: “bu gece çok güzeldin.” Siliyorum telefonumdan. Hayatımdan, aklımdan, kanepemden, geleceğimden de. Bazı geceler uyumak ne kadar kolay.