Archive for the ‘cinebonus’ tag
Rüzgar gibi geçse

Amerikan filmlerindeki gibi sinema ve yemek. Hayalini kurduğum. 14:00. Ne programı iptal olmuş da beni aramış gibi hanzo, ne de sabahın köründe aklına gelip telefona sarılmış kadar çaresiz. İki. Düşünülüp de aranmış saat.
Üç kere çaldırıyorum. Özellikle değil, içerde olduğumdan. Alo. Selam. Naber? İyidir. Nerdesin? Evde. Sonra konuşma şöyle devam ediyor. Akşama planın var mı? (Senin kesin vardır diye lafa girmemesi hoşuma gidiyor) Yok diyorum. Hadi diyor. Sinemaya. 19:30′da Tanrı’nın Kitabı Cinebonus’ta (Gary Oldman’a bayılırım). Anlaştık. Bitişte de bişey atıştırırız. Mekan düşün sen bakalım.
Kitchenette, House Cafe, Gina Ristorante, Gourmet Burger Kitchen, Konyalı, L’Entrecote de Paris, Sushico, Le Pain Quotidien seçeneklerini bugünlük eledikten sonra Wagamama olsun diyorum. Ne zamandır Chicken Ramen yememiştim.
Tam o sırada zil çalıyor. Kapıcı aidatları istemek için uğramış. Mesaj geliyor. Turkcell 180 TL’lik faturamı yollamış. Mail de düştü. Aytül kocasının onu aldattığını öğrenmiş. Bir gün daha devam ediyor. Sıkıcı gerçeklerin yatağında.
Pazartesi notları

Akşamüstü değişim hareketi: Kadıköy’de Arkaoda. Sütlü kahve ve Kimkio müzikleri… Aklıma sen gelince hüzünlendim. Üstünü müzik kaplayınca düzeldim. Bütün bunları yazarken unutup gittim.
Fırat meğersem Uykusuz’da karaktermiş. Cumartesi kahvesiyle kendisiyle tanıştım. Yazık ya oğlana. İyi davransınlar.
Romantik Komedi filmine Kanyon Cinebonus’ta gittik. Gürgen Öz’e cok güldük. Elbette sonu Külkedisi masali. Çerez niyetine de olsa film izlenmeli.
Le Pain Quotidien‘de sebzeli bruschettayla kahvaltı. Yanında cafe au lait, önümde gazete. Pazar kafası.
Kiki‘de Cumartesi yer yerinden oynuyor içkinin de etkisiyle plan biraz şaşıyor. İki üç tantanadan sonra kaldığımız yerden devam.
Kanyon’daki şapkacıyı bilirsiniz. Eski Carnevale, yeni Network dükkanını geçince solda. Bir tane beğenirsiniz 200 TL derler. Neyse ki indirim %70 olmuş. Fetişimi doyurdum. Bugün mutluyum.
Twitter nedir diyip duruyorsanız lütfen tıklayınız, sorulara cevap vermekten yorulduk.
Belkilerle geçiyor hayatım. Belki bugün, belki beklerim, belki çikolata yerim, belki çeker giderim.
Cumartesi saat 15:12: Bistro Fun Fatale‘deyiz. Masalarda karides tempura, bacon, menemen, pizza, eggs benedict, bonibon. Yiyemediğimde gözüm, yediğimde arsızlığım kaldı.
Birdenbire arkamı dönünce karşıma çıktın. Gecenin sabaha uzamış kitlesel sarhoşluğunda şaşırdım, sevindim, durdum. İki hafta görmeyince ilgimi yine çektin.
Pazar akşamları Dinamo’da Pandaloop dinliyorum. Üstüne de Astor Piazzolla, E.S.T., Where do I Begin.
Balıkçım‘da (Güneşlibahçe sokak no 27/B, Kadıköy) çupra, hamsi, kalamar iki salata, bira. Adam başı bahşişi içinde 20 TL.
Erin Özsen nam-ı değer Lokal Anestezist Mavra’da Love Guru isimli programa başladı. Bir nevi grup terapi. Mutlaka yer ayırtılıp, perşembe akşamı izlenmeli.
Kurallar koydular: Arama, dokunma, ilk buluşmada sevişme, topluluk arasında yanında durma, kaçma, kovalama, aldatma, ezme, küçümseme. Hepsine gıcığım. Yerle bir.
Pazartesi kuponum: Bir sigara sar, Hisar’da oturup konuşmadan içelim.
Pazartesi notları

Cumartesi gecesi karlar altında geçti. Minimüzikhol‘de tanıdık kalabalıklar, 70′lerden fırlama müzik. Dans, dans, dans. Sabaha kadar. Varolmanın nedeni olan mutluluklar.
The Big Bang Theory. İkinci sezon. Bilgisayarıma indi. Pazar günü battaniye altında, on bölüm izleyerek bitti.
Kendimi olacaklara bırakmak. Uzun zamandır unutmuşum. Ne güzelmiş meğer anın cazibesine kapılmak.
Sherlock Holmes. Fikirlerimi kendime saklayarak tek bilgi vermek istiyorum. Sinemaya hafta içi, 15:15 seansında gidilmeli. Astoria Cinebonus’da tilt makinesi var. 1 TL’ye eğlence tam benim dişime göre.
Şakir Eczacıbaşı da öldü. Deniz Palas binasının bitmesini beklemiş, ömür boyu hatırlanacak o son eserini tamamlamış gibi, Ona hoşçakal demek için 26 Ocak Salı günü Teşvikiye Camii’nde olacağız.
Yeni favori pidecim: Doğu Karadeniz Pide, Beşiktaş. Kıymalı kaşarlının yanında gelen acılı ezme pek bir hoşuma gitti.
Pazar öğleden sonra Topağacı Iron DVD‘den film kiraladık (hani şu Frigo satan mekan): The Man Who Stare at Goats (berbat), Invictus, Serious Man.
Mathew Gray Gubbler bugün çekimine başlanan Criminal Minds’da yönetmen koltuğunda. TV’ye gelmesini heyecan içinde beklerim.
Gece kayıntısı: Aztek‘te sucuk, Cumhuriyet’de işkembe, Bambi’de çift kaşarlı, Çılgın’da et dürüm, Casita’da mantı? Hepsi gözümün önünden geçti, midemden önce bacaklarım eve gitme kararı aldı.
Sitemin yeni görüntüsü için geri sayım başladı. Kaçtan bilemiyorum ama Şubat ayında yayında.
Şimdiden yazıyorum: Çarşamba akşamı İF’in açılışına 365 saat kaldı partisi. The Hall‘da, dokuzdan sonra. Davetiye durumunu sormak lazım.
Recep İvedik 3 filminin biletleri ön satıştaymış. Ben sıraya girmiyorum diye sizin planlarınızı da bozmiyim. Yerleri arkadan ayırtın, ileriki yıllarda fıtıkla uğraşmayın.
Bugün ne yapılır önerilerini sunduktan sonra liste bitiyor: Construct The Night // Trabzonal Şiirtsel Irazbora Dj Şeysi @ 6:45 gram.
Babylon AV (Audio Visual) Pazartesi @ Babylon Lounge ne yazık ki kar yağışı nedeniyle iptal oldu. En iyisi bu gece ıhlamurları kaynatıp evde oturun siz.
Aklından bir sayı tut

7. Asker yolu bekleyenlerin Google Calendar’larında kalan gün sayısı.
2 Romantik restoran Les Ottomans içinde Bistro Fun Fatale, Sıraselviler’de Çanga. Birinde bonfile diğerinde füzyon.
11. Tünel Sefahathane’nin hemen karşısında ikinci katta. Arada bir açılır, yemekler muhteşemdir.
22:00. Almadovar’ın yeni filmi Kırık Kucaklaşmalar. Cinebonus’ta. Kaçmaz.
11.11. Kışlık gece kulübü olarak lanse edildi. Haksız sayılmazlar. Bildiğimiz herkes oraya akar. Kenan Doğulu, Bora Uzer, Tuba Ünsal yakın zamanda paparazziler tarafından kovalandılar. İşin başında zaten Mithatcan var.
5. Minimüzikhol‘den çıkıp taksiye atlama vaktinin geldiğini bildiren zaman.
8 Taksim. Lahana salatası muhteşem, fiyatları biraz tuzluca, Pat Thai karidesli, margarita istiyorsanız narlı.
49.99 Euro. İstanbul – Berlin Pegasus uçak bileti.
100 kere söyledim şeklinde abartılarak kullanılan ünlem.
5. Digiturk‘te en çok izlediğim kanal.
10. Otto‘da tekila şat ve domates suyuna karttan düşen TL miktarı.
101. Times tarafından açıklanan son on yılın en iyi filmleri listesi
798. Facebook’umdaki arkadaş sayısı.
103. Berlin Kastanienallee’de müdvimi olduğum kahve
2010. Susan Miller‘ın dediğine göre Mart ayında bana şöhret ve kazanç getirecek yıl.
18:32. Nişantaşı Reassürans içinde açılan Va Piano‘da yemek zamanı!
3. True Blood sezonu Haziran’da yayına girecek. Merak ve arzuyla beklemedeyiz.
400 ml. Her gün Nişantaşı Tıkınak ya da Galata Petek Büfe’den aldığım portakal suyunun miktarı
13. Milka‘dan çıkan bütün fındık sayısı.
209. Olası bilinmez. Bu sayı bir gün başıma bir iş getirecek.
313. Haruki Murakami – İmkansızın Şarkısı kitabında kalan sayfa sayısı.
James Cameron sunar: Avatar
Mars Entertainmet Group acayip bir şey yaptı, ünlü sinema yazarlarından sonra blogger’ları da ön gösterim listelerine aldı. Belki de uzun zamandır olan uygulamayı, kendim davet edilince “işte yenilikçi markaların gücü diyerek” anlatıyorum ama aldığım duyumlara göre bu ilkti.
Neyse. Sinemaya gittik. Üç boyutlu salona. Salı saat 14:30′da. Koltuklarımıza kurulduk, gözlüklerimizi taktık, filmin 161 dakika olduğunu o an öğrendiğimiz için eyvah şeker almamıştım, tuvalete de girmedim, klostrofobim gelmesin mızmızlamalarını kenara atıp izlemeye koyulduk. Avatar karşımızda.
Ben film eleştirmeni değilim, yıllarını bu işe vermiş ustlara ukalalık da edemem ama madem davet edildim, elbette yazacağım. Olayın kurgusu Hollywood filmleri gibi gelişmiş olabilir, filmin yarısında sonunda olacakları tahmin etmiş olabiliriz, kötüler elbette bütün Sindrella masallarındaki gibi layığını bulmuş olabilir. Bunların hiçbiri önemli değil, zaten giriş, gelişme, sonuç bölümlerini tahmin etmişsinizdir. Ben filmi sevdim. Renkleri, dokusu, büyük gözlü dev adamları, uçan yaratıkları, havada yükselen dağları, savaş çığlıkları, vampir dişleri, tüylü okları, sinematogafisiyle James Cameron 2054′ün Titanic’ini yaratmış. Seyirciyi koltuğundan hoplatmayı başarmış.
Zaman yok, kış geldi, film uzun bahanelerini unutun. Vakit yoksa yaratın, pop cornları, kahveleri, suları depolayın. Bu film evde izlenmez. Cinebonus’ta yer ayırtın.
Kış. Şehvet. Pazar.

Bugünün güneşli olmasına aldanmayın. Yağmur. Başladı. İstanbul sonbaharı görmeden kış hazırlıklarında. Şemsiyeler, eldivenler, kabanlar ve kazaklar, üst raflardan, bavullardan, karton kutulardan çıkarıldı. Sıcak mekanlarda program yapma zamanı. Ben elimde kütür kütür kırmızı elmam, kasım listemi yazmaya başladım. Belki olaylardan birine sen de katılırsın.
1. İki hafta boyunca Cinebonus‘ta Michael Jackson “This Is It” filmi gösterimde. En kısa zamanda (tercihen hafta içi erken saatlerde) görülmeli.
2. Joseph Beuys ve Öğrencileri sergisi. Pazar’a uygun program. Önce Rumeli Hisarı Sade Kahve‘de kahvaltı (kıymalı gözleme!) ardından Sabancı Müzesi.
3. Kitap Fuarı. Tüyap‘ta. Artık uzakta olduğuna göre, bir tam gün ayrılmalı. Bakalım işten izin alacak kadar kitap delisi misin?
4. Elbette bu sezon da kışlık kıyafetiniz yok. İki şansınız var: Ya Terkos Pasajı içindeki dükkanlar ya da herşeyi bir çırpıda halledebilmek için İstinye Park (Pull&Bear yine acayip sweatshirt’ler yapmış)
5. U2. Konser 6 Eylül 2010′da. Biletler 2 Kasım’da satışta. Fiyatlar 50-550 TL arasında. İptal edilmeyeceğine güveniniz varsa.
6. Cercis Murat Konağı‘nın aslı Mardin’de, tıpkısının aynısının İstanbul şubesi Yazmacı Tahir Sokak, Bostancı’da. Kişk Çorbası, Tarçınlı Mahlepli Patlıcanlı Pilav, Alluciye (ekşili erik yahnisi), Incasiye (pekmezli erik tavası), Kitel Raha (Süryani içli köftesi), Hımmısiye (ekşili nohut yemeği), Kazan Kebabı, Kaburga İçinde Sarmısaklı Yaprak Sarması, Dobo (kuzu but, badem, sarımsak, yeni bahar) kahvaltıda bile mideye inecek menüsünden örnekler.
7. Müzik dinlemek istiyorum diyorum. Pazar günü olsun istiyorum. Yanında da bir kadeh beyaz şarap rica ediyorum. Tamirane. 15:00′ten sonra Morning Jazz Sessions‘la.
8. İnternet. Tabii ki. Her gün girilmeli. Keşfedilmesi gereken siteler arasında Centrl, Wayn, Next Stop var.
9. Bilmeyenler, şimdiye kadar ilgilenmemiş olanlar, yazın ne dizi izliycem diyenler için Flash Forward, True Blood, Law&Order, Heroes, The Big Bang Theory, How I Met Your Mother kış sezonlarında.
10. Yılbaşı programı. Berlin. Pegasus‘la Frankfurt biletleri 220 TL, Frankfurt-Berlin arası 1 saat ve 50 TL. Kaçar mı? Asla. (Ben almadan kimse biletlere dokunmasın!)
11. Bir yemek olayı daha. Yunan Meyhanesi. Mimi. Sirtaki, tabak kırma ritüeli, uzo ve diğerleri. Semt: Arnavutköy.
12. Bu da gece yemeği. Bomonti’de Aztek. Salatalık, rakı, sucuk, mantı, domates ve işkembe çorbası, lahana sarma, bira. Saat 03:00′den sonra, adı sanı belli olmayan kapılar ardında.
Hazal’ın notu: Tamam haftalık planı anladık (da) bugün ne yapıcam diye sormaktaysanız: 8′den 10′a kadar Alt’tasınız. Alev Lenz piyanonun arkasında takılacak, biz önünde şarabımızı yudumluyor olucaz.