Archive for the ‘davet’ tag
Yarı yarıya

Hesap gelince kartı ortaya attım. Dur dedi ben vericem. Yok dedim paylaşalım. Olurdu olmazdı, davetti yemekti derken tavrımı koydum: İzin vermezsen bir daha buluşma teklifini kabul etmiycem. Peki dedi. Öyle diyorsan. Asitane‘de Lipsos balığı çorbası, tarçınlı fasulye pilakisi, ıspanaklı piruhi, kaz kebabı midemize düşmüştü. Tartışma bitti. Hesap ortadan iki.
O sırada tuvalate gitmesini fırsat bilip dakikalardır telefon eden arkadaşlarıma mesaj yolladım: Durum keyifli, hesabı bölüştüm. Ayşeden yerme: Kızım neden bırakmadın da ödesin. Leyla onay verdi: İyi yapmışın herif havalara girmesin. Selin cevap yazdı: Yine mi uyuzluk yaptın. Benim nedenim belli. Hesabımı veriyim ki kaçmak istersem yoluma engel düşmesin.
Çünkü daha burdan çıkıp İndirim Zor La Uzadı için Serdar-ı Ekrem Sok. No:9′daki Bahar Korçan mağazasına gidicem; belki Ulus 29′da Mr. Pink dinliycem; muhtemelen Gevende & Klein & Cluzel için Hayal Kahvesi‘ne uğriycam. İki kişi olmadan yapılacak çok iş var.
Hazal’ın davetiye notu: Bu akşam Nardis’teki Jehan Barbur konserine Gusta’dan doğma benden verme 2 çift kişilik davetiye!!! Kimler ister?
Alfabetik düzen – Bölüm iki

A-H bölümü için buraya tıklayınız, yok onu gördüyseniz, okumayam devam ediniz.
I
Israrla yanımda kal dedi, inadına gittim. Kalırdım aslında, taze greyfurt suyu olsa.
İ
İnterneti sevme nedenim: süpriz efekti. Pandaloop fotoğrafları ararken karşıma Engin Şahinbaş sitesi çıktı. Beğendiğim iş bir, iki ve üç
J
Kendilerini bloggroll’uma da aldım ama bu haberle beni ihya etti. Sayın Jiklet ve çöp kutusu.
K
Öğlen Selen aradı, Aksaray’da Hatay Sofrası’na gitmişler. Baklava hamuruna börekler, kısır, bulgur köftesi ve diğerleri. Adam başı 10 TL. Lezzetler şahane. Beni de götürecek. Söz alındı.
L
Galata Kulesi Camekan sokak dükkanlarına bir tane daha eklendi. Adı Lalay, yanlış okumuyorsam. İçinde havlular, peştemaller, hamam eşyaları, bornozlar var. Şık tarafından.
M
Asmalı Mescit’ten Marmara Pera’ya doğru inen yolda bir manav vardır. İstanbul’un güzel elmalarını en ucuza orda bulurum. Onca yıldır alırım. Bir kez çürük çıkmadı.
N
Geçenlerde biri parti yapılacak yer arıyoruz diyince aklıma geldi. Nar Pera. Alt katında özel davetler verilirdi. Hala var mı?
Sarhoşken yapılacak işler listesi

Bu listeyi, bookmark’larınıza ekleyin, hatta üşenmeyin bir çıkış alın, “eyvah sarhoş oldum şimdi ben napıcam?” acil durumları için çantanızda taşıyın. Okuyamayacak durumu gelmişseniz, boşverin. Gecenin keyfine bakın.
1. İçerim ben bu akşam şarkısıyla geceye başlamayın. Danışıklı dövüşler genelde hüsranla sonuçlanır. Sadece dışarı çıkıp, kendinizi akışa bırakın.
2. Davetlere gidin. Nerde ne var bilmiyorsanız, 0900 Gece partiye nereye gidicem hattından beni arayın (numaraya ulaşılamıyorsa, kesin yazı yazıyorumdur. En iyisi blogumu takip edin)
3. Dokuz civarında, ikinci vodka-zencefilinizi yarılamışken (muhtemelen size ikram edilen kanepelerden ya da çantanızdaki grissiniden daha fazlasını görmemiş olacaksınız) hissettiğiniz o hafif baş dönmesi efektine seyirci kalmayın, susmayın, düşmeyin, bağırarak konuşmayın.
4. Siz farkında olmasanız da etrafınızdakilerin sarhoş olmayabileceği gerçeğini unutmayın. Ertesi sabah ben ne yaptım efektiyle uyanmak istemiyorsanız ani kararlardan kaçının.
5. 10′a doğru üçüncü bardağın dibini vurmuşsanız, değerli eşyalarınızı (cep telefonu, cüzdan, kredi kartı) çantanızın fermuarlı gözüne koyun, çantanız yoksa olan bir arkadaşınıza teslim edin.
6. Durun. Biraz şöyle. Arada su ya da limonlu soda için, çakırkeyiflikten sendelemeye varan yolun başında geçici de olsa kendinize gelin.
7. Aynı mekanda kalmayın, dolaşın. En azından takside geçirdiğiniz süreler içkiden uzak durmanıza yardımcı olacaktır.
8. Beğendiğiniz kız ya da oğlanla (eğer o da sizin kadar sarhoş değilse) sakın konuşmayın. Sarhoşu annesi bile sevmez lafını unutmayın.
9. Az önce görüp de bayıldığınız kız/erkek için bir de arkadaşlarınızdan tavsiye alın. Bu sırada iyice bakın. Yanında duranının sevgilisi olmamasına dikkat edin.
10. Telefonu asla kilitli gözden çıkarmayın. On ikiden sonraki çağrıdan hayır gelmez. Aranmayın!
11. Dans edin, kötü enerjilerinizden kurtulun, etrafınızdakilerin ne düşündüğünü unutun.
12. Barmen daha fazla içki vermek istemezse agresif davranmayın. Adamın bir bildiği var. Unutmayın!
13. Aztek‘e gidin. Bomonti’de. Biranın yanında sucuk, mantı, salatalık, peynir yiyin. Ama bulması zordur. Bir bilenin yanına takılın.
14. İnat etmeyin. İzin verin sizi eve bıraksınlar. Arkadaşlarınıza güvenin.
15. Apartmanda gürültü etmeyin, anahtarlarınızı önceden hazır edin.
16. Makyajınızı, pantalonunuzu, ayakkabılarınızı çıkartın, nereye isterseniz oraya bırakın.
17. Mesaj, internet, mail, facebook, twitter gibi iletişimin her türünden uzak durun.
18. Su-alkaseltzer kombosunu uyumadan alın, gecenin devamı için sürahiyi komidinde bırakın.
19. Uyuyun. Sabah sizi pek de hoş bir hava beklemiyor.
Ortaya bomba efekti

Adamlar aklına her geleni söylüyor. “Elbise sana yakışmamış” “saç rengini mi değiştirdin?” “O ayakkabılara bu parayı verdiğine inanamıyorum.” “Bugünlük beni affet, Playstation’la evliyim” En basitleri. Artık duymaya alıştığım için bağışıklık geliştirdiklerim.
İkinci derecede, acaba bu bir davet mi diye düşündürenler var. “Güzel yemek yapar mısın? Ben çok iyi yerim de” “Nerdesin? Nişantaşı’nda nedensiz dolaşmaktayım” “Hala gömleğimi beğeniyor musun? O zaman yine giyeyim” İki gün, sıfır telefon, üç sigara sonrasında anlaşılıyor ki bu pin pon maçı değil.
Gelecek adım. Biraz tehlikeli. “sana aşığım” “yaşama amacımsın” “rüyalarımda seni görmeden geçirdiğim tek gün yok.” Duruma, konuma, sonrasına önem vermeden; benden çıksın, olacaksa olsun kelimeleri. Aslında bana değil, ertesi sabahın ilk ışıklarına uzanan.
Yoruldum. Şaşırmaktan. Şaşırmamaktan. Beklemediğime çarpıp, istediğimi alamamaktan. Aile yemeği için Kurtköy Via Port‘un arkasındaki evlerden birinde, masaya kurulmuşken, benim aklımdan geçenler. Üzüntü ve … kabuğu (yağmurda otobanda duraklamışken muz satan çocuklardan alınan şey)



