Archive for the ‘galeri’ tag
Ayık Cuma

Kuru fasulye-pilav-salatalık turşusu menüsünün üzerine, Peyote’de Nakit dinleyerek bitti perşembe. 23:42. Eve dönme zamanı gelince on sekizli yaşlarım canlandı taksinin penceresinde. Peyote’de Mor ve Ötesi ve Duman’ın çıktığı yıllar, Harbiye Kaptan Hook’ta muz likörü şatlar.
Cuma. 09:03. Bugün mazinin birikintilerine karışmadan derin nefes. Dört yudum, portakal suyundan. Sonra da kaldığım yerden nerede ne var programına devam.
- Ted Noten Mücevher Tasarımları @ Soda
- Pre-Club Dinner Party with Berin @ Bistro Fun Fatale, 21:00
- Low Down Funky Naste @ Mavra ( Serdar-i Ekrem sokak 31\1 Kuledibi), 21:00
- 110 @ Bronx Pi Sahne, 21:00
- Number One TV Retrospektif Party @ The Hall, 21:00
- Faces & Ariana @ Balans Brau Taksim, 21:30
- Türkçe Pop Gecesi (Ajda, Sezen, Nilüfer, Hande, Sertab, Nil, Tarkan, Kenan, Yalın, Teoman, Duman, Mor ve Ötesi, Yüksek Sadakat) @ White Mill, 22:30
- +180BPM Jungle @ Pixie Underground, 22:00
- Aydın Çağlar Kızıl & Levent Emiroğlu @ Arkaoda, 22:00
- İlhan Erşahin’s Istanbul Session’s featuring Eddie Henderson @ Babylon, 22:00
- !DelaDap @ İKSV Salon, 22:00
- Style-İst & Nazım @ Flavio by Lokal, 22:30
- Comma @ Alt, 22:30
- Melingo (Buenos Aires) @ Ghetto, 22:30
- D.O.N.s & Terri B Live @ Club360, 23:00
- Batu vs. Sarper @ Lokal, 23:00
- Sander Kleinenberg @ Wan-na, 23:00
- DJ Sophia Lin @ Club 29, 23:30
- Pomka + Supercat @ Kiki, 23:40
- Chantage @ Hayal Bistro, 23:59
İnternette son bulduklarım

Hayatım internet. Durmadan arayıştayım. Bu sefer yabancıları ayırdım Türk’leri bir çatı altına topladım. Bakın bakalım.
İhraç fazlası sanat, diğer adıyla lüks olarak görülen sanatı, kitlelerle buluşturma girişimi
http://outlet-istanbul.blogspot.com/
Tophane galerilerinde dolaşma rehberi
http://tophaneartwalk.com/
Sanal ortamdan takı almak, paha biçilir mi?
http://www.mortaki.com/
Sürekli Türk markalarının online işleri nerdedir diye arıyordum ki, buldum!
http://arsiweb.tumblr.com/
Fashiontr’ın bir diğer işi budur
http://www.truproject.net/
İKSV Deniz Palas içindeki Salon’un resmi web sitesi
http://ww.saloniksv.com/
Ah bunlar bende olsa Carrie Bradshaw olmam mı?
http://bugunnegiyemedim.blogspot.com/
İstanbul Animasyon Festivali Kasım 2010′da
http://www.iafistanbul.com/
Le Cool editörü, Pozitif bilimci Sarp Dakni’nin blogu
http://drdisco.tumblr.com/
İmprovizasyon: anında görüntülü sanat
http://www.istanbulimpro.net/
baka baka bitmesin
http://timucincoskun.blogspot.com/
Kendisi değil ama sitesi yepyeni
http://www.bakdergisi.com/banabak/
Evde yapılsın nette satılsın
http://www.pasaj.com/
Sevgilinize metres yapmak isterseniz
http://www.dideminizi.com
Ich bin ein Berliner

Soğuk. Sokağa adım attığımda yüzüme çarpan. Rüyaların şaşkınlıklarını, White Trash‘te yenilen kaburgalarla, kanımda dolaşan bloody marry parçacıklarını vücudumdan atan. Metroya kadar 120 adım var.
Rozenthaler Platz’daki Oberholtz kahvesine gitmekteyim. Bir kez daha. U-bahn hangi yöne dönecek diye bakmadan. Ezbere. Dün Dominik nesini seviyorsun bu şehrin diye sordu. Basitliğini dedim. Her sokağında on barı, bütün caddelerde tasarım dükkanları, küçük avlular içinde pahalı şapkacıları da olsa içine alıyor beni Berlin. Her seferinde daha çok. Kışını görsen vazgeçersin, yaşasan anlarsın diyenlere inat. Aşık oluyorum. Bugün karlar altında kalsa, bana ne yazar.
Birazdan köpükler taşan lattemle, pesto soslu tostumun kalanını bitirip, Alte Schönhauserstrasse 39 numaradaki Black Roses ayakkabıcısına gideceğim (iki gündür ağrıyan sol ayağım yürüyüş pabuçları bulmak umuduyla). Oradan Reinhardtstr 20 numaradaki Boros Sammlung galerisine. Bugünkü son durak Essenerstrasse 11′deki Buchcantine. Hem okumak hem içmek için. Bakalım Kastanienaalle’de gece bize neler getirir.
Perşembe’den Pazar’a eğlence rotası

Perşembe
GalataModa @ Galata (Dün başladı, pazara kadar her gün devam ediyor. Önerim gündüz vakti, hafta içi gitmeniz.)
İade-i Ziyaret / Reciprocal Visit @ Tütün Deposu
Philippe Pache “Figure and Light” @ Gallery In Situ, Cihangir
Building Art & Banané Exhibition Volume1 @ Building, Galata
Fol Burger Tadım Partisi @ Fol, Cihangir 18:00-22:00
“Les Fauves” Volkan Yıldırmaz @ Hush Gallery
Nigel Kennedy Quintet ” Jimi Hendrix Experience” @ Babylon, 21:30
Aperativo @ Public, 17:30 – 20:00
Vesvese w/Shrimpy + Arman @ 11:11 Lounge
“Electronic Warfare” Pozan Erten & Tunç Eriş @ Pixies
Cuma
Islak Günler @ Teşvikiye Sanat Galerisi, 18:00 Açılış kokteyli
Berra Terzioğlu @ L’Apart PR, Nişantaşı 12:00 – 18:00 arası
Kiwi @ Lucca “Every Friday”, 21:30
we* r*u @ We, 21:30 – 03:30
Gece Akustik Konseri @ Alt 21:30
Build your own Fashion @ Building, Galata (Vanessa-Raisa, Zeynep Tosun, Melahat-Gökay, Ceylan Balduk, Zeynep Duygulu, Elif Ergin, Ceylan Zigoşlu, Eda Akpınar, Nazlı Bozdağ, Gökçen Ataman koleksiyonları artık burada)
Nigel Kennedy Quintet ” Jimi Hendrix Experience” @ Babylon, 21:30
Replikas @ Ghetto, 22:30
Micheal Ruetten @ Public, 22:30
Fish Go Deep & Tracy K. @ The Hall 22:30
N.U.G (Ulaş vs Dynch) , Mr. No Name @ Lokal Tünel 23:30
“Wobble Bubble” Vol.6 @ Pixies
Gorillaz Sound System @ Otto Santral, 23:00
Mert Eser @ 11:11 Lounge
Ali Kuru + Tangun @ 11:11 Club
Cumartesi
“Insomnia by Beck’s” @ The Hall, 21:30
İmer Demirer Quartet@Babylon, 20:30
Matar Belgium DNB @ Pixie 22:00
Ayhan Sicimoğlu & Friends “Celia Cruz Revisited” @ Ghetto 22:30
Lounge o2 presents… José González @ Otto Santral 23:00
Urban Bug Urban Beatz Party @ Indigo 23:00
Shrimpy vs Arman, Unus Emre @ Lokal Tünel 23:30
Soulstamp @ 11:11 Lounge
Hakan Henry + Cureshot @ 11:11 Club
Ahmet Güneş (Elektronik Ağırlıklı Müzik) @ Tamirhane, 22:00
DJ Yoda @ Babylon, 23:30
Pazar
Feriköy’de Bir Pazar @ Feriköy
Bazuka & Gereği Düşünüldü & Erotik Karete Konseri @ Dorock İmam Adnan Sokak, 20:00
Pazartesi
Bomba @ Garajİstanbul 19:00, 20:00, 21:00 (Krek Tiyatro Topluluğunun yeni oyunu Berkun Oya yönetiminde sadece 15 dakika)
Hazal’ın notu: Eğer sergi yetmedi daha da isteriz derseniz, buyrun burdan yakın. İyileri bana da anlatın.
Y’rle ben
Doğanın dengesi beni hasta edecek. Ben Y’yi beğeniyorum. YY beni. Y günlerce aramıyor, YY saat başı Facebook, MSN, Twitter’ımda. YY’yı reddediyorum, Y’yi istiyorum. Ama Y’den hayır yok. 8×24 geçmişe karıştığında, kabulleniyorum. Artık gelmeyeni beklemek, olmayanı istemek, aramayanı düşlemek için çok ilişki eskittim.
YY’ye karışık mesajlar vermeyi bırakıp, kendi kabuğuma çekilmişken, haydaa bir yenisi. YYY. Ne yapıp edip ilgimi cezbediyor. Tam YYY’ye aklımın kaydığı anda, hop Y telefon ekranımda: “Akşama ne yapıyorsun? Lokal’de Pandaloop, Alt’ta Marvin Acoustic Rock’n Roll Band var. Birini seç gidelim.” Parti yerine Babylon Lounge‘da yemek dese (kesin o risotto’yu ısmarlayacağım), galeri açılışı üstü drink dese, hatta bişiy diyim mi işkembeci bile önerse YYY’yi atlatıp Y’ye kayacağım. Ama ruhum partide onla boy göstermeyi hiç çekmiyor. “Yok” diyorum, “üzgünüm bugüne plan yaptım.”
Sonraki günlerde Y arıyor, YY arıyor, YYY zaten hayatıma giriyor. Ben seçimimi beynimi tahrik edenden tarafa kullanacağım. İş işten geçince hayatımı işgal edenlerden sıkıldım.
Ancak Şık Latife değişik biri
Bazı mahalleleri benimle büyüdükleri için severim. Galata, Tünel, Çukurcuma gibi. Geçmişimden tartışmaları, eski sevgilileri, şarap içilen köşeleri, merdiven altındaki lokantaları anımsatır. Diğerleri, keşfettikçe, güneşli günde kahvesinde oturdukça, ara sokaklarda oynayan çocukları gördükçe zevk verir. Arnavutköy. Son iki haftadır, çeşitli sebeplerle gittiğim, sakin, fazla bağırmayan, denize nazır köşe. Dedim ya: sevdim. Var mı diyeceğin?
Bebek’ten yürüdük. Üçümüz. Zeynep ben ve Selen. Önce ben Zeynebin yanında durdum, sonra o Selen’in. Mısır Konsolosluğu’na kafe yapılması, çocukların donlarla denize girmesi, kış ortasında yaz efekti, vizyona giren Türk filmleri hakkında konuştuk. Yol kısa geldi. Neşeli olunca. Bahar Pastanesi‘ni (ve tabii ki muhteşem mekiklerini) Karakol binasını, bir iki galeri kapısını geçtikten sonra Şık Latife‘ye vardık. Üst katı Ayşe Çelem‘in ofisi (belki bilmezsiniz Doğan Kitap‘ın kapaklarını yapar) altı kahve olan mekan.
Kırmızı masasını oturup kahve istedik. Ayşe’nin tasarımlarını yaptığı kartlara, deftere ve rüya yorumlarına baktık. İki kahkaha attık, bir yudum latte içtik. Sonra ilk kez gelme ve sahiplerini tanıma bahanesiyle içeri daldık. Bayıldık. Kocaman masa, akşam yemekleriniz; iki koltuk bir pikap, bilgisayarı sevgilisi olan benim gibiler için.
Kitap dizili raflara, tuvaletin enstalasyon çalışmasına, askılardaki elbiselere, Audrey Hepburn’ün kendisine, evimizi andıran atmosfere bayıldık. Artık daha sık gideceğiz. Başka mahallelere. Başka duvarların heyecanını içimize çekmeye.
Hazal’ın notu: Şık Latife’de henüz içki servisi yapılmıyor, ruhsat çok yakında geliyor. Arayıp da (358 20 93) rezervasyon yaptırırsanız akşama sizi mükellef yiyeceker bekliyor.
Berlin’i seviyorum. Var mı diyeceğin?

Gelelim son yazıya. Havaalanında pasaport kontrolünü geçip uçağa bindikten, gözümde bir damla yaş, Berlin sınırlarını terkettikten sonra aklımda, kalbimde, sakın bunu yapmadan dönme kompartmanında kalanlara.
Yemek. Currywurst. Bir Berlin klasiği. Körili sosis, patates, ketçap, mayonezden hazırlanan bu snack çoğunlukla 4 euro civarında. Ben Batı Berlin’in, tabii ki en iyisini buldum. No:36. Mahalle Kreuzberg. Ayakta hızlıca yemek tüketilen masalarından birine yerleşip en fazla on dakikada midenizi doldurun. Bir daha gidecek olursanız patates salatası da söyleyip beni arayın. Muhtemelen bundan sonraki işim, Berlin’e gelip İstanbul’daki gibi hip bir hayatı yarı fiyatına yaşamak isteyenlere rehberlik olacak. Web sitemin ismi “Dream in Berlin”. Beklerim.
İçmek. Krombacher bira diyolar, için diyolar. Bir yetmez, bardaklar boşaldıkça doldurun diyolar. Dinledim. Memnunum. Yine olsa yaparım. Ama beni bilenler bilir, bloody marry bağımlısıyım. Ve White Trash’te içtiğim o iki bardak bile sadece Berlin’e taşınma nedenim olur. Çok iddialıyım. Piyasadakileri on ikiye, benimkini sekize katlar.

Tarihi gezi ve müzeler. En fazla bir gün lütfen. Bunları tek başınıza yapacağınız garanti. Ortalıkta zaten Siegessaule, Neue Synagogue-Centrum Judaicum (sinagog), Checkpoint Charlie, Pergamonmuseum, Brandenburger Tor diye bağıran binlerce rehber var. Arada bir Berlin Modern Müze gezilerine uğrarım. Ama sanat kısmında ben çoğunlunla Lumas galeri taraflarında olacağım.
Spor. Hem içip hem spor yapmak Berlin’de pek moda. Örneğin biten biralar yerine dolu şişeleri koymak için bakkala bisiklet kullanmak, güneş açtı mı kanal kenarında, hava bulutluyken bahçede yayılmak. Ama bir numara Dr. Pong. 5 Euro kapora karşılığında kiraladığınız raketlerle barda pinpon oynamanın zevki. Paha biçilemez.
Kültür aktiviteleriniz için her türlü restoran, cafe ve bar’ın tuvalet önlerini kontrol etmeniz gerekecek. Reklamlar, konserler, sergi açılışları, özel partiler. Hepsi kartpostallara basılmış olarak raflarda bulunuyor. Ben 100 tane topladım. Duvara dizip poster yapmak niyetindeyim.
Sanat. Berlin’de bir günlük eğlence. Bir zamanlar turizm ajansı ya da restoran olan dükkanlar kapanıyor, yerine geçici sergiler açılıyor. Arada bir başınızı kaldırıp Temporary Exhibition yazan kapılardan içeri dalın. Fotoğraftan, çizgi romana, video gösterimlerinden muhteşem grafikerlere kadar. Yok yok. Haftaya iki sokak arkada olabilir.
Eğlence. Kışın Kastanieanalle, 25, Watergate, Sage Club, Panorama. Yazın kanal kenarında. Geleneksel içki bira. Ama kokteyl konusunda da oldukça başarılılar. 7 Euro. En pahalı mekanda.
Alışveriş. Bu kısımda seçenekler çok gelişmiş. Ka De We. Berlin’in en ünlü ve pahalı departman store’u. Ku’damm üzerinde en azından beş H&M var. Mitte’de Killah, Diesel, Miss Sity mağazaları olabilecek en güzel binaların içinde. Udk Berlin, Lala Berlin, Michalsky, Kaviar Gauche, 5 Elements, Marcel Ostertag, Schumacher keşfedilmesi gereken modacılar listelerinde.
Park ve bahçeler diye ölüp dirilenlerdenseniz mutlaka Berlin Hayvanat Bahçesi’ne gitmelisiniz. Onun haricinde etrafınıza bakın. Salkım söğütler, pembe çiçekler her yerde.









