Urban Confessions

Bir şehrin anatomisi

Archive for the ‘köpek’ tag

Seçilmiş ızdırap

without comments

vona

Hava nasıl, su napar, atmosfere çıktın mı, uzayda kimler var gibi sıradan sorulardı. Karşılığında on iki satırlık mail attı. Sinir içinde. Bu saçmalıklarınla uğraşamam. Yapacak milyon tane şeyim var. Kendimi adamın peşinden koşan sapık gibi hissettim o an. Aman tamam dedim buna mı vakit ayırıcam.

Adamları mutlu edemiyoruz. Orası kesin. Yemeğin tuzu az olsa, kırk yılın başında mutfağa girdin onu da becerememişsin diye sinirlenirler, bu hafta sonu İstanbul’dan kaçalım desen, pazar günüm var dinlenecek onda araba mı kullanıcam diye homurdanır. Cuma akşamı Vonalı Celal‘de yer ayırtmak konusunda ısrarcıysanız ya saat onda maçı, ya patronla toplantısı ya da arkadaşlara sözü vardır. Trafikte otobüslere, lokantada garsona, mağazada satıcıya, sokakta köpeklere bağırır. Sevgilim canın neye sıkkın sözcükleri sakın ağzınızdan kazara çıkmasın. Bütün suç sürmeyi bilmeyen kıroların, yere sakız atan çocukların, kırmızı ışıkta durmayan yayaların. Ve tabii o elbiseye 300 TL verdiğiniz için sizin.

Eğer bu adamla kalmaya niyetliyseniz kızlarla dedidokuya, Aşk-ı Memnu tekrarlarına, Selim’le konuşmaya, yarım saatlik banyolara, akşam likörüne, pandispanyaya, nerdesin mesajlarına, cuma planlarına bir süre ara verin, “moyen” saatlerine katlanmayı öğrenin.

Vonalı Celal: Kennedy Caddesi Sahil Yolu No: 40/1 Ahırkapı

Written by Hazal

December 12th, 2009 at 3:21 pm

Hadi kahvaltıya!

without comments

hap

Cumartesi – Pazar kahvaltısı için mekan arayayışı. Round 5. Kriterlerimiz: Hava güzel. Dışarıda oturmaya neden olacak cinsten. Üç kız. Bu demek oluyor ki bol bol dedikodu yapacağız. Saat 11. Yani öğle yemeğini de aradan çıkaracağız.

Düşündük taşındık. Sık gitmediğimiz bir yer olsun, gelen geçene bakılsın, tatlı kahve kombosu da masamıza teşrif etsin kararlarını aldıktan sonra istikamet seçildi. Bebek’te Happily Ever After. Bol çocuklu, havlayan köpekli, yuvarlak masasının rezerve edildiği mekan. Akşam yemekleri konusunda kararsızız ama sabah kahvaltısı için ilk üçe aday.

Ortaya iki tabak: Old Timer’s Breakfast (yumurta, bacon, patates, fırında matar) ve Happy Hash Plate (otlu muffin, ıspanak, portakal, engibar kalbi) elbette çay, bir şişe su ve bol bol “şu oldu bu oldu.” (Son dört günde update edecek pek çok mesele birikti). Bir buçuk saat sonra sıcak süt yanında espressolar masamızda, pancake tabakları üçümüzün ortasında. Ben diyorum burdan çıkıp Midnight Express‘e bakmaya.  Zeynep diyor eve gidip cupcake ve kolaja. Selen’in program belli. Kuaför’de vakit harcama.

L1090133L1090159L1090143L1090139

L1090140L1090145L1090147L1090135
Hazal’ın notu: Elbette kıyafet bakmanın çekiciliğine kapılıp Midnight Express’e takıldık. Zeynep Tosun ve Aslı Filinta koleksiyonları askılarda, bu sezonun modası Oduncu gömlekleri 180 TL. Ben girişteki siyah straples elbiseyi beğendim. Etikette yazan rakam 550 TL. İstanbul’da kriz ne zaman bitti?