Urban Confessions

Bir şehrin anatomisi

Archive for the ‘pazar’ tag

Pazar günü web gezmesi

with one comment

E -hali:Bir kostümcü, bir fotoğrafçı sizi hem giydirdi hem de çekti.
Düz, kıvırcık, röfleli, sarışın, kızıl…Saçın kitabı Schwarzkopf‘ta.
Bedük “Electric Girl“. Yeni parçaya bayıldımmm!!
Bedavaya balayı için ne yapmalı, İrlanda’ya kaçmalı.
İlk 5‘ini online seç.
Yeni de bir Müzik Defteri keşfettim.
Kayıtsız şartsız bir dergi sitesi daha: Stack Magazines
Paolo Roversi fotoğraflarının hastası oldum. Yine.
Ben makyaj yapmayı bilmem, boyayana baktım.
Hava kötüyken Richmond’a mı gitsek?
Trendyol ayrıcalıklı, özellikli,%70 indirimli yeni alışveriş sitesiymiş.
Sokozine kırmızı noktalı bir e-dergidir. Pek güzel fotoğraflar içinde barınır.

Hazal’ın 8 Mart kutlu olsun notu: Kadınlar günü dolayısıyla Makro’da kremler, ojeler, şampuanlar, jöleler %50 indirimli.

Hazal’ın indirim notu: Laundromat’ta 15 Mart’a kadar yeni sezon tasarımlarına yer açmak için “Öykü Thurston” etiketli ürünler %40 indirimli!

Written by Hazal

March 7th, 2010 at 2:16 pm

Tekno tonda tıklama

without comments

juliet

Pazar sabahı. Yatakta sevgilimleyim. O başını kucağıma koydu, ben bedenini sıkıca kavradım. O müziğe Daft Punk tonundan giriş yaparken, ben kahvenin suyunu kaynatmak için mutfağa yollandım. O beş dakika sonra Gotan Project’e geçti. Ben bol sütlü, iki şekerli lattemle sağına. Ben biraz yazdım, o bütün gece uyuyamamış olduğu için bana kızdı (çünkü sürekli yatakta dönüp duran bedenim, her uykuya dalma anını sabote etmiş). Juliet, Naked romanının son sayfalarına takıldım. Bu sırada sevgilim dizimin dibinde uyukladı.

Bir saat, iki gülümseme, sayısız sözcük tükendiğinde “hadi” dedim “500 days of Summer izleyelim”. İki üç ekran hamlesiyle filmimi koydu. Benim muhteşem sevgilim. Söz dedim ona “bir adama aşık olsam da senden vazgeçmeyeceğim.”

Written by Hazal

December 20th, 2009 at 12:00 pm

Feriköy’de bu pazar

without comments

fer

Pazar sabahı kalktım. Domatesleri sıcak suyu koyup kabuklarından çıkarttım. Küp küp kestim. Tencerede pişen soğanlarla biberlerin üzerine attım. Tuz, biber, on damla limon. Kapağını kapattım. Yarım saat piştiler. Tam kıvama geldiler. İki yumurtayı da ekledikten sonra menemenim hazır. Taze ekmek. Pazar gazeteleri. Sessizlik. Uzun zamandır aradığım türden.

Bir saat sonra telefan çaldı. Feriköy’de Pazar Vakti. Hadi. Giyinip aşağıda olmam on iki dakika. Motosiklet lüksü, paha biçilemez. Eğer ben oralara gelemen diyorsanız, günün sonrasını Urban Snaps‘ten takip etmenizi öneririz.

Hazal’ın notu: Feriköy’de Bir Pazar’a gitmek için metrodan Osmanbey’de ineceksiniz. Mecidiyeköy istikametindesiniz. Hemen solunuzda Akbank kalacak. Oradan Bomonti’ye. Dümdüz devam edin, kime sorsanız gösterir. Hadi tembellik etmeyin, gelin!

Written by Hazal

December 6th, 2009 at 9:00 am

On altı beygir gücü

with one comment

wovv

Bu yılın en destek göresi trendi : pazar günü konserleri. Diyeceksiniz bu haftasonu bayram, haberin yok mu? Var. Ama, belki, hani, zorlarsak, sıklıkla olmasa da, pazara, ertesi gün iş olsa da konser koyarlar.

Düşünsenize. Bir pazar. Kalktınız. Evde, parkta, dükkanda, Sade Kahve‘de farketmez, brunch’a katıldınız. Siz ve sevdicekleriniz. Gazetelere göz atıldı, sevilen yazarlardan notlar alındı. Saat dörtte biri hadi dedi, artık gitme vakti. Eve diye üzüldünüz ama bugün istikamet farklı. Dün geceki kalabalığının akmadığı Asmalı Mescit. Konser dinleyeceksiniz.

Bir kokteyl, ya da belki şarap, pazarın ruhuna uygun. Babylon’un jazz modundasınız. Sahnede Wovenhand. Tag’leri Bob Dylan, post-rock, hüzün, vokal, deneysel, punk, Amerikan yerlileri, Leonard Cohen, Johnny Cash, Joy Division, Nick Cave, banjo. Saat 21:00 ve sonrası. Durumuz katılıyor konumundan olmalı.

Written by Hazal

November 24th, 2009 at 1:35 pm

Tap diye taptap

with one comment

taps

Yeni yerler keşfetmek. Pazar günü eğlencem. Nişantaşı-Tünel-Galata üçlüsünün arasından sıyrılıp, tercihen sevdiğim insanlarla, onların işi varsa kendi başıma, başka mahallelere, hayatlara, dükkanlara dadanmak. Pazarın yalnızlığını, kendisiyle paylaşmak.

Cihan’la cumartesi konuştuk. Rumelihisarı’nda Casa Nova ya da Nar Cafe. İkimizin de bilmediği masalarda muhabbet. Saat akşamüzeri. Mesela Beş. Sisli hava dağılmak üzereyken Hisar’a vardım. İki mekan yanyana. Nar’ın önünden geçtik, o anki ruhumuzu sarmadı. Casa Nova çok güzel. İtalyan kasabalarındakilere benzer. Üstelik şansımıza en güzel masa bize kalmasın mı? Ben vejeteryen pizza istedim, Cihan zeytinli margarita. Yanına bir kadeh de şarap rica edince garsonumuz yok dedi. Üstümüzde camii. Teşekkür edip çıktık. Bir daha öğlen uğrarız.

On dakika, kısa araba yolculuğu, Radyo Eksen. Pazar günü Taps‘de biter. Tabağımda tavuklu quesedilla, yanımda baharatlı patates. Konuşup dururuz işte çizgi roman, film, Becker, Spin City ve diğerlerinden. Modumuz: Muhteşem. Pazar: kolay geçer.

Hazal’ın notu: Yazıda bahsi geçen şarap ve bira kesinlikle benim tarafımdan tüketilmemiştir. İçkiye ara seanslarında üçüncü gündeyim.

Sen iyi adam(mı)sın

with one comment

namli

Dün öğle yemeği için Namlı‘ya gittik. Kodadı Ahsen, Mesela Mehmet, bi de ben. Önden portakal sularını istedik (taze sıkılmış). Gripten korunmak için her gün içmek alışkanlık oldu. Sonra Mesela Mehmet “kızlar siz oturun, ben tabakları ayarlarım” dedi, şunu da al bunu da al listemizi itinayla dinledikten sonra (ben tabii ki sosis, kısır, salata; Kodadı Ahsen sarma, pilav ve köfte isteklerini geçti) yemeklerin sıra sıra durduğu kontuara yöneldi. Kodadı Ahsen “Ne iyi adam di mi sevgilim?” dedi. Ben de kendisinden iyi adam kriterlerini anlatmasını rica ettim.

“Bana çok iyi davranıyor, prenses gibi yaşatıyor, yediğimi arkamda yemediğimi önümde bırakmıyor. Elbiseler alıyor, arkadaşlarım onu seviyor, annem bu evlenilecek adam diyor. Pazarları kahvaltıya, cumaları yemeye götürüyor. Her giydiğimi beğeniyor, benimle alışverişe geliyor. Ne diyorsun? Elbette beni aldatmıyor”

“Peki ya sonra?” dedim, “sen orda yokken neler oluyor? Otopark görevlisine bağırıp, bahşişi az tutunca, taksiciye küfredip, yemeği tuzu çok diye yollayınca, sevmediği arkadaşının ayağını kaydırıp, pazar gününü Playstation’un karşısında geçirince?” “Her güzelin bir kusuru var.” diyor kodadı Ahsen. “Evlenince hayatımız rahat olsun istiyor, bütün çabası ondan.” Ben dilime gelenleri ağzımda tutuyotum. “Ya sen diyor, ne istiyorsun?” “Hayata da, bana gösterdiği heyecanı duyan, korkusunu da tutkusunu da içinde tutamayan, ilişkimizi pinpon maçına çevirebilen, ben olsam da olmasam da program yapabilen,hayranı olacağım bir adam. Elbette edebiyattan anlamalı, sanatı sevdiği kadar şarabı, beni istediğince seyahate arzu duymalı. Yemek yapmayı da bilirse, değmeğin keyfime.” Kodadı Ahsen gülüyor.”Kızım bu anlattığın adam on binde bir ihtimal.” Ben kahkahayı patlatıyorum “Bir tane varsa” diyorum, “acelem yok benim, gelmesini beklerim.”

Namlı: Rıhtım Caddesi, Katlı Otopark Altı No:1 Karaköy, Tel: (212) 293 6880

Written by Hazal

November 19th, 2009 at 5:43 am

Pazar Gecesi Sinema Kuşağı

with 7 comments

film

Bugün hava güzeldi. Herkes sokaklara döküldü. Ben Tamirane’de köpekleriyle çocuklarını gezdirenlere takıldım, sen Caddebostan sahilindeki kalabalıklara. Sonuçta hepimiz evdeyiz. Yarın pazartesi. Bu geceye (ve bundan sonraki bütün pazar gecelerine) en iyi ne gider diye düşündüm. Elbette sinema. Etrafa soruşturdum. İşte gelen cevaplar. Eksik kalan altına dizilsin.

1.Murat Abbas (DJ) – Betty Blue
2.Ozan Sakin (Digital McCan) – Ratatouille
3. Begüm Özpınar (Markafoni) – Coco Avant Chanel
4. Deniz Karaman  (Lastik Pabuç) – White Men Can’t Jump
5. Erel Eryürek (2′debir) – Etarnal Sunshine of the Spotless Mind
6. Orkun Sayitoğlu (turizm) – Royal Tenenbaums
7. Nadir Duman (prodüksiyon) – True Romance
8. Kerim Gönençer (Galata Şarküteri) – Pick of Destiny
9. Ali Sanlı (Özen Film) -  Amelie
10.Eril Şerbetçi (senarist) – The Garden State
11.Onan Günöz (Yönetim Danışmanı) -  L’enfant
12. Deniz 40 (Parisienne) – Ferris Bueller’s Day Off
13. Ece Çelebioğlu (Pro İletişim) – The Brothers Bloom
14. Deniz Harut (Bankacı from London) – 500 Days of Summer
15. Erim Özsen (Lokal Anestezi) – The Truman Show / Charlie’s Chocolate factory
16. Pınar Mavi Berk (London Hopping) – Manhattan Murder History
17. Zeynep Akdamar (İKSV) – Breakfast at Tiffany’s
18. Ezgi Başaran  (gazeteci) – Whatever Works
19. Burak Kaynak (jiklet) – Paranormal Activity
20. Bulut Cebeci (mimar) – Blade Runner
21. Işıl Kılkış (fashionboost) – The Boat That Rocked