Archive for the ‘sergi’ tag
İstanbul’u dinliycem, bi sus!

18 Haziran 2000′de Atatürk Havalimanı’na indim. Macera dolu Amerika seansıma ve kalbimin işine son verdim. Sanırım özlemiştim. Ya da, belki de, itiraf vakti çaldıysa, alıştığım kentte (İstanbul) biri olmak, tanımadığım şehirde (New York) hiç kimse olmaktan kolay geldi.
İlk aylar çok zordu. Geceler sabahara, biralar tekilalara, yalnızlık açık Tekel bayiisi arayışlarına, boşvermişlik hayat tarzına dönüştü. Tolstoy gibi gecenin köründe uyanıp yazıya kustum içimdeki ikilemleri: Neden geldim, nereye gideceğim, burda kalsam nelerden vazgeçeceğim, Hazal benim ben kimim?
Kaltak İstanbul, hafiften hafiften başladı yandan çarklı vapurunda beni sallandırmaya. Dur dedi daha çok şey göreceksin. Önce puslu bir akşamüstü Galata Kulesi’nin terasına taşıdı bedenimi, sonra yağmur altında Rumeli Feneri’nin kayalıklarına. Güneşli havada Caddebostan sahilinde oturttu, Temmuz’da Asmalı Mescit’in tahta iskemlelerinde. Takside ağlattı, kaldırımda güldürdü, havaalanında bekletti, rakı masasında dert bindirdi. Sevgili gibi, yavaş yavaş keşfvetti ruhumun mahrem yerlerini. Hoyratça sevdi beni.
Şimdi kadeh kaldırıyorum ona, “İstanbul İstanbul Olalı” şarkısı da kulaklarımda. Bir gün lanet, ertesinde şükran duyuyorum tanıştığıma.
Hazal’ın illüstrasyon notu: Yukarıda görmüş olduğunuz iki muhteşem illüstrasyon Nisan ayında Yapı Kredi Kazım Taşkent Galerisi’nde sergi açacak Ali Cabbar koleksiyonundan.
Çok iş, az zaman!

Dünyanın en büyük metropollerinden birinde yaşamanın katlanılabilir avantajı: haftanın ikinci gününün daraltıcı saatlerinde sergiye, konsere, tiyatroya gidebilme şansı. Anlaşmaya gelin, siz zamanı yaratın, ben programı veriyim.
Roeki Symons ‘No Side Effects’ @ Pg Art Gallery, Bebek
Ferhat Deniz “Anılar, Hayaller, Kabuslar” @ CDA Projects Gallery, Galatasaray
Fırat Engin “1+1+1+1+1″ @ M.A.C Art Gallery, Nişantaşı
Recep Çiftçi “Saklı” @ İstanbul Modern, Tophane
Esat Tekand ‘Yeraltından Notlar’ @ 44A Sanat Galerisi, Nişantaşı
Toplum Düşmanı @ KargART, Kadıköy
İş çıkışı by Showhow @ We, 19:00
Gün Ağarıyor (Sinema) @ Pera Müzesi 19:00
Beş saniye, burada ara. Bun Design’da çok komik oyuncaklar, kitaplar, hediyelik eşyalar bulundu. Onlara bakılıyor önce, beraberce, sonra gecenin programına devam.
Ladies Night @ Klub Karaoke, 20:00 (İçkiler %50 indirimli)
Vahşet Tanrısı @ İş Sanat, 20:00
Çirkin İnsan Yavrusu (Tiyatro) @ Kumbaracı Yokuşu no:50 Kat: 2, 20:30
Kadıköy Kurbağalıdere Revival & Utku Öğüt & Eser Özdenoğlu @ Dunia, 21:00
Jam Sessions @ Alt, 21:30
Acous-tet “Coltrane Project” @ Nardis Jazz Club, 21:30
Kalan Müzik – Karmate @ Babylon, 21:30
Cadde Oyuncuları ” Radde” @ Caddebostan Balans Brau, 21:30
London Loves @ Ulus 29 Lounge, 22:00
Selen Gülün / Umut Çağlar / Selka / Fahrettin Aykut @ Eylül Bar, 22:30
Bulutsuzluk Özlemi @ Hayal Kahvesi, 22:30
Umut Töre Band & Can Karadoğan @ Peyote, 23:00
Hazal’ın notu: Gusta’dan sponsor olma, Nardis’te doğma Acous-tet “Coltrane Project” için dört davetiye veriyorum. Hemen Twitter‘a mesaj bırakın!!
Cumartesi serserisi

Botter Han’a gelmeyenler ayıp etti. Mekan da, sergi de, zencefilli vodka bitince gelen vişneliler de muhteşemdi. Absolut ve Zero çok iyi iş yapmış. Aynı yerde, başka zaman devamını talep ediyoruz. (Burası aynı New York, Berlin, Tokyo diyenlere katılıyorum.)
Gelelim bana. Düz yolda yürümeyi beceremeyen kişi konumundan daha içeri girmeden düşmeyi başardım. Bacaklar mosmor, havamız yerlerde. Ama olsun X’de yediğim antrikot, kereviz püresi, ıspanak salatası ve midyeler durumu kurtardı. Pişmanlık sıfır, ağrı diz civarı.
Peki dün böyle. Gitti de bitti bize ne diyorsunuz. Bugün, şehirde neler oluyor, benim ajandama ne girsin diye soracaksanız işte çoktan seçmeli cevaplarınız. Üç yanlış mekan bir iyi geceyi bitiriyor. Aman dikkat!
- Kendine Ait Bir Oda @ Outlet//İhraç Fazlası Sanat (Boğazkesen Cad. Kadirler Yokuşu No:69 Tophane)
- Barış Göktürk “Purulent Matter “@ RH+artgallery
- 90′ların Türkçe şarkıları ve hamburger seansı @ FOL Cihangir, 19:00
- Vintage Gözlük Satışı @ Nişantaşı, 14:00 – 20:00 (Mekanı merak ediyorsanız lütfen mesaj bırakın)
- Miller Saturday Afternoon Fever @ Fun Fatale, 16:00-20:00
- Ahmet Güneş @ Tamirane, 20:00
- Vega & Eva @ Bronx Pi Sahne, 20:15
- Synth Pop Minifest @ Peyote, 21:00
- Gevende DJ Set @ 6:45 Gram, 21:00
- Sattas & Ras Remo @ Pulp, 22:00
- İF Gökkuşağı Partisi @ The Hall, 22:00
- Bedük Go Albüm Lansman Konseri @ Refresh The Venue, Maslak
- Yellow Magic Oda @ Arka Oda, 22:00
- Star Wars Force Gathering Party @ Roxy, 22:00
- At Jazz @ Public, 22:00
- Monster Saturday w/ DJ. Osman Yalın a.k.a Uslu @ Corridor, 22:00
- Mogwai DJ Set @ Dunia, 22:00
- Jori Hulkkonen @ Babylon, 22:oo
- Can ve Analog Master @ Minimüzikhol, 22:00
- Wicked! Artists 4th Year Celebration @ Indigo, 23:00
- Jussi Pekka @ 11:11 , üçten itibaren, ayakta duruluyorsa.
Hazal’ın kokteyl notu: Az önce Maja Davet‘ten inbox’uma düşen Perfect Scotch Manhattan için 2 cl Dry Vermut, 2 cl Vermut Rosso, 4 cl Scotch Viski, birkaç damla Angostura Bitters gerekiyor. Hepsini buzlu mikserde karıştırıp, Martini bardağında önünüze koyuyormuşsunuz! Afiyet.
Açıl susam açıl

Akşam nerde olucam açıklamasını az sonra yapacağım. Öncesinde dün başımıza neler geldi onu anlatayım.
Der Die Das‘ta “Biri birilerini çekiyor” sergisi 28 Şubat’a kadar devam edecek. Tamer Yılmaz, Bennu Gerede, Nihat Odabaşı, Sıtkı Kösemen, Sedef Delen 1 gün mekana kapanmış, onlarca fotoğraf çekmiş. Duvarlara, somonlu kanepelere, mücverlere, narlı absolutlara, zencefilli vodkaya, kapının önündeki Mini Cooper’lara, sokakta yanan UFO’lara, Kiwi’nin setine, Feride Hanım’ı kırmızı eldivenlerine, kapıdaki kadının beyaz ayakkabılarına, da da da… (bayıldık!)
İf İstanbul resmi olarak açıldı. 360′da. Partiye “kontakt” diyerek girdik. Biraya 12, vodka toniğe 20 TL verdik. (Madem açılış gecesi, indirim neden yok onu anlamadık) Mabbas bitmeden ortamı terk ettik. Heartthrob (Live) & Magda (DJ Set) dinlemek için yarın Ghetto’dayız.
İf İstanbul sinema açılışından bir haber daha: Fuayede herkesi çekip, en sağlam karaciğer, en güzel içki içen, sinemaya ilk teşrif eden ödüllerini katılımcılara vermişler. Fikir de süper, uygulama da, Ayça Şen Başkan da.
TESDER ( Türkiye Etkinlik ve Eğlence Sektörü Derneği) kuruldu. Yönetim kurulu başkanı Fırat Kasapoğlu. Açılış gecesinde Burak Kut ve Harun Tekin görüldü.
Gelelim bugün programına:
Akşamüstü: Nakka İf İstanbul Sergisi The Hall binasında. Aykut Atasay, Extramücadele, Tayfun Serttaş ve Nalan Yırtmaç’ın farklı dönemlere ait çalışmaları.
Akşam: Love Guru, Mavra’da. Bir bardak şarap, bol bol aşk.
Gece: Bir ihtimal Oi Va Voi (Babylon) ikinci ihtimal Minimüzikhol. Keyfimin kahyasına birileri karışırsa.
-4 derecede eğlence rotaları

Karlar düştü bitti. Sokakta hayat soğuk da olsa yeniden başladı. İşten, güçten, yemekten, dinlenceden sonra dışarı çıkma zamanı. İşte size iki günlük program. Bugün olmadı yarın ortalığa karışın.
Sergi geziciler
Boyadılar @ 720 Adrenaline Skatepark, Beşiktaş
Ecekalabak @ Flamm, Tünel
Haluk Akakçe @ Galerist, Tophane
Aklıma Takılan Şeyler - Ardan Özdemiroğlu @ Süzer Plaza, Gümüşsuyu
Küpşehir @ Alanİstanbul, Tünel
Flaneur: Şehir Gezgini @ Daire Sanat, Cihangir
Luca Maruffa @ Hush Gallery, Cihangir
Ap(art)man Zero no:1 “Partinin Sergisi” @ Serdar-Ekrem no:27, Galata
Milk Gone Mad Paper Toy Show @ Milk Gallery, Galata
Müzik Seviciler – Çarşamba
Salon’da Buluşmalar: Evcil, Sönmez, Gürmen @ Salon, 20:00
2-D BOX (Disco & Dub Step) @ Box, 20:30
AyPalas @ Arka Oda, 21:00
Monopop @ Bronx Pi, 21:00
I Create Soundscapes @ 6:45, 21:25
Larry O’Neill @ Babylon, 21:30
İnspiration Party with Pomka @ Kiki, 23:30
Müzik Seviciler – Perşembe
Fun BOX (Workshop & Gaming) @ Box, 20:00
Meksika @ Alt, 21:30
+1 Doogie Knights @ Leman Kültür, 22:00
Babazula @ Babylon, 22:00
Korhan Futacı & Kara Orkestra @ Ghetto, 22:30
Vesvese w/Shrimp& Ali Kuru @ 11:11, 23:00
Nefes @ Hayal Kahvesi, 00:30
Dedikodu localarında kağıt oyuncaklar

Tam şu “yüzüme bile bakmaaa, geri dönme sakın” şarkılarından birini açıp eller kollar havaya, barın üstünde ceketler fora havasındayım. Rh+Gallery Valikonağı’nda Barış Göktürk “Prulent Matter“, Galerist‘te Leyla Gediz “Serbest“, Serdar-ı Ekrem Sokak Galata’da Charlie Swan “Paintings and Ceramics“, Milk Gallery’de Milk Gone Mad Paper Toy Show açılışlarına gidecek olmak bu ruh halime tezat teşgil etse de.
Uzun sürdü buraya gelmem. Anlamam, farkına varmam. Sevgili olmayız demek, arkadaşıma asıl, Chuck Bass’e bayıl, gözümün içine baka baka kızı dansa kaldır demek değildi. Ellerinde çiçekler kapımda sırılsıklam bir tatlı huzur aramayı falan da beklemedim.
Gerçekçi dünyanın, sıradan günlerden tek isteğim vardı: üst başlıklardan kurtulmuş iletişimimizi ele göze bulaştırmadan, millet ne oluyor size diye sormadan devam ettirelim. Çünkü zaten olduğunu sandığım insan için dinlemiştim paragraflarını uzun zaman. Şimdi, manasızca durduğumuz noktada, pek de kolay oldu adını koymam: Tarık Akan’dan hallice, Önder Somer’den bellice.
Pek fena oldu. Geçeğe uyanmam.
Deneysel öykünme

Tophane Galeri Non‘da Aslı Çavuşoğlu “How I Traveled Around the World” sergisindeyim. Girişteki raptiyelerden, içerdeki pikaba gelene kadar çok şey düşündüm. Alt kattaki televizyona vardığımda, kafam çatlayacak gibi. Birazını size vereyim de kendimle konuşmaktan kurtuliyim. Ha bir de tabii, sergiye gidin, detaylara, kelimelerin saklı anlamlarına, biraz da müziğe kulak verin.
“Dünyanın başına vardım ya da sonuna belki de. Sen dibinden yola çıkıp, dağlarına ulaşmışsın. Sonuçta hepimiz burda, atlasak da ölmeyeceğimiz asma katta, duvarlara bakarken bulduk kendimizi. Kültür yerine eğitsel mi demeliydik dilemasının, pardon düzeltiyorum, ikileminin ortasında. Kalıtsal defekte saygı yoktur bu ahvalde. Kesinkes dışlamak senin seçimin bu halde. İçime çekip kurutmak, dallardan ateş çıkarmak da benim. Aman boşver demek ne mümkün.
Beyaz duvarlarda dünyayı görmek, üç saniyede Selanik’i dolaşmak, sözcüklerin üzerine yasak mührü basmak katiyse, demek sadece kaçmak için kullandık uçakları, 80 günde tükettik kelimelerin, sokakların, aşkların buzullarını.”
Bu da en sevdiğim hikaye: Bir arkadaşım gittiği ülkeleri sayarken, uçakla üzerinden geçtiklerini de dahil ediyordu. “Onlar sayılmaz!” demişti birisi itiraz edip. Diğeri buna şaşırmıştı, safça “Neden ki?” diye sorduktan sonra saymaya devam etmişti.
Kitapçıkta yazıyor. Kitapçığı okuyun. Sonra da hazır buralara kadar gelmişken Tophane Art Walk. Bir daha o yokuşlar kolay çıkılmaz