Bazen, yalnız kalmak istiyorum. Ama hani odanın kapısını kitleyip kulaklıkları takıp, müziğin içine gömüldüğün gibi bir yalnızlık hali değil. Evde, sokakta, mahallede tek başına olduğun, rüzgarın, kedilerin, ambulansların bile sesini kestiği, şarkılara konu olmamış, resmi yapılmamış, kulaklarında çınlamasız, yorganın içinde bacaklarını oynattığında hışırdama sesinin gelmediği, dünyada kimsenin senden bir şey beklemediği ve o isteklere cevap olamadığın için suçluluk denizlerinde bocalamadığın, sitemsiz, sonra konuşalım tümcesindeki sonranın zamana gün, saat, hafta olarak dahil olmadığı, çünküsüz, amasız, lütfensiz bir yalnızlık, Ütopik. Biliyorum. Ama istiyorum. Ve sonra kalabalıklara karışıp dans etmek, sarılmak, birlikte sabahlamak. Da istiyorum. Tahtravalli gibiyim. Bazen.