e-ticaretWEB

Zaman tünelinde eskiler

By May 18, 2009 No Comments

vintage

Eskiden arkadaşlarımla saatler süren telefon konuşmaları yapar; Alman Lisesi’nin yanındaki duvara tüneyip gelen geçen oğlanlara bakar; bir gün aşık olur, ertesi gün vazgeçerdik. Ondan da eskiden, ilkokul zamanlarında, saat dokuzda yatırılmak zorunda kalır, dışarıda katılamadığımız konuşmalara ve İnterstar televizyonundaki dizilere kulak kabartırdık. Biraz biraz daha öncesinde, daha okuma yazma bilmediğimiz zamanlarda, karanlıkta kitap okuyacak birinin olmasını bekler; yurdışından gelen Adidas ayakkabılarımızla anaokulundakilere hava atar; öğle yemeğinde uyumamak, masada kompostoyu yememek için elimizden geleni yapardık. Bir de anlatılanlar ve resimlerle pekişen, anımsadığımız sandığımız çok eskimizde, hiçbirşeyden haberimiz olmadan büyümeyi heyecanla bekleyen çocuk olmuşluğumuz var.  Özlüyoruz.

Teşhis şu: kendimizi keşke silsilesi içinde kaybediyoruz. “70’lerde yaşasaydım da Jim Morrison’u görseydim, 80’lerde bulunsaydım da vatkaları taksaydım, 60’lara ışınlansaydım da döpiyesle dolaşsaydım.”  Tavsiyemse bu: Yad etmekten vazgeçin. Dosyalar ve mailler arasında kendinize ayıracak beş, on dakikanız varsa http://www.adorevintage.com/ sitesine takılın. Tamam yeniden çocuk olamayacağız ya da büyük şapkalar takarak tenis sahasında oturmayacağız. Ama bu akşamki partiye havalı elbise, uzun eldivenler ve stilettolarla katılmamak için mazeret olamaz.